Cüneyt Arıtürk

ATATÜRK'Ü NEDEN SEVMEZLER!

Cüneyt Arıtürk

ATATÜRK’Ü neden sevmezler, bir türlü aklım ve havsalam almıyor. Oysa, Mustafa Kemal ATATÜRK olmasaydı, (Türkiye Cumhuriyeti) diye bir devlet de olmayacaktı, onlar da, bugün işgal ettikleri makamları rüyalarında bile göremeyeceklerdi!

(ATATÜRK)ün

adını ısrarla kullanmayan ve sıkıştıkları zaman

(MUSTAFA KEMAL)

demekle yetinen siyasilerimiz var.

Tabii, sadece siyasiler değil, onardan cesaret alan ve  meydanı boş buluncu, seslerini yükseltmeğe başlayanlar du bulunmakta. Bunlar,

KEMALİST

REJİME KARŞI

olduklarını açık bir şekilde söylüyorlar. Peki, kim bunlar! Cumhuriyet öncesi dönmede bölgemiz insanlarına kan kusturan ağalar, aşiret reisleri ve din istismarcısı sahtekârlar!

Onlar, elbette ATATÜRK’Ü SEVMEZLER!

Çünkü

ATATÜRK

halkı onların sultalarından kurtardı. Bütün vatandaşların eşit statüde olduğu Cumhuriyeti kurdu.

ATATÜRK’ÜN

kurduğu cumhuriyette kimsenin, kimseye üstünlüğü yoktu. Hep egemen olanlar ve halkı köle gibi kullananlar, bunu içlerine sindiremediler. Bu yüzden

ATATÜRK’E VE CUMHURİYETE DÜŞMAN KESİLDİLER.

ATATÜRK’ÜN

ebediyete intikalinden sonra, meydanı boş buldular.  Siyasi partilerin de oy uğruna verdikleri tavizler sonucu yeniden hortlayan feodal düzen, giderek güçleniyor. Ağaların, aşiret reislerinin ellerinde asaları var. Müteşeyyih geçinenler ise dini siyasete alet ederek geçmiş dönemlerdeki debdebelerine geri dönmek için ortamı gayet müsait buluyorlar. Bunun için ağalar, aşiret reisleri ve müteşeyyihler el-ele vermişler,

ATATÜRK’E

dil uzatıyorlar.

Kendi çıkarları uğruna birleşen bu kesimleri anlıyoruz da, halkın bir kısmının yine bunların peşlerine düşmelerini anlamakta zorluk çekiyoruz. Köleliğe razı olmak, bir kısım insanlarımızın kanlarına mı işlemiş, bilemiyoruz.

Oysa Türkiye Cumhuriyetinin okullarında okuyan fakir ailelerin gençleri doktor oldular, hâkim oldular, mühendis oldular, hatta vali ve paşa oldular. Ağalarının, aşiret reislerinin önlerine geçtiler. Feodal yapıda buna hiç müsaade edilir miydi! Fakir ailelerin çocukları ya çoban olurlardı, ya ırgat, ya taşeron işçi!

Ağaların, aşiret reislerinin, din istismarcısı müteşeyyihlerin

ATATÜRK’Ü

SEVMEMELERİNİN

sebebini biliyoruz da, herkesten çok, cumhuriyetin kıymetini bilmeleri gereken fakir ailelerin hala onların dümen sularına gitmelerine doğrusu pek bir anlam veremiyoruz!

Bu millet, ancak

ATATÜRK’Ü

severek ve ilkelerini yol edinerek yeniden dirilebilir. Bunu bilmekte yarar var!

AH BİZ MÜSLÜMANLAR!

Yazımın başlığına bakarak hemen kızmayın. Bir Müslüman olarak yüreğim yandığından böyle bir başlık kullandığım için yine de bütün Müslüman Kardeşlerimden peşinen özür diliyorum. Ama işin özüne geleyim ve bana

“AH BİZ  MÜSLÜMANLAR!”

başlığını yazdıran sebepleri açıklamağa çalışayım.

Müslüman Bölgesi olan Ortadoğu sözün tam anlamıyla bir savaş ortamında. Bölgemizin Müslüman ülkelerdeki sözde Müslüman halklar birbirlerini kırmak peşinde. Libya’ya, Suriye’ye, Irak’a, Afganistan’a, Mısır’a ve diğer Müslüman ülkelerin yaşadıkları durumlara bakın. Bir taraftan onlar birbirlerini kıyasıya öldürürlerken, ABD, AB ve NATO kuvvetlerine ait uçakların da üzerlerine acımasızca ve haince bombalar yağdırdıkları günleri unutmayalım. Yani iki yönden kırılıp gidiyorlar.

Aslında bu olanlar hep ABD’nin, AB’ın ve NATO’nun oyunlarıdır. Ortadoğu’yu şekillendirmek ve daha rahat yağmalamak için önce Müslümanları birbirlerine kırdırıyorlar, sonra kendileri de kışkırttıkları tarafa (sözde halka) hava harekatlarıyla destek vererek Müslümanları katlediyorlar.

Irak’ta, Suriye’de, Mısır’da, Libya’da, Afganistan’da yaşananlar ABD’nin ve AB ülkelerinin Müslüman ülkelerdeki petrol yataklarına ve diğer yeraltı, yerüstü zenginliklerine konmak için kurdukları tezgâhlardır! Ama biz sözde Müslümanlar hala bu oyunun farkında değiliz!

Türkiye’yi de böyle bir tehlikenin beklediğini peşinen söylersek, kimseler gocunmasın. ABD’nin ve AB’ın, hatta müttefiki olduğumuz

NATO’NUN

ülkemizde

Türk-Kürt

çatışması çıkararak, aynı oyunu Türkiye’de de sergilemek istediklerinin hala farkında değil miyiz! Gidiş bu gidişken,

Allah korusun

kendimizi bir

İÇ SAVAŞIN İÇİNDE BULURSAK

hiç  şaşırmayalım. Bakın, hiçbir AB ülkesinde, Müslüman ülkelerde yaşanan iç çatışmalar ve kargaşalar var mı! Neden iç çatışmalar, huzursuzluklar, isyanlar hep halkı Müslüman ülkelerde yaşanıyor. Bu bir tesadüf mü, yoksa, birilerinin oyunları mı!

Keşke, başımızı soktuğumuz kumdan çıkarabilsek de gerçekleri görebilsek! Müslümanlar olarak birbirimizi kıracağımıza, topraklarımızı işgal edenlerle birlik, beraberlik içinde mücadele etsek!

Yazarın Diğer Yazıları