Ölenlerin ardından 3 günden fazla yas tutmak dinimizce haramdır. Şunu belirtmekte yarar var. İslam dini, asla yas tutmak dini değildir. Ölenler için yas tutmanın caiz olduğunu gösteren hiçbir ayet ve hadis yoktur. Ancak, ölenler için dövünmeden sessiz şekilde ağlamak, gözyaşı dökmek caiz kabul edilmiştir. Yüksek sesle ağlamak, matem tutmak, siyah elbise giymek, siyah perdeler, rozetler, işaretler asmak hurafedir.
Ümmü Habibe validemiz, babası vefat edince başsağlığı dilemek için yanına giden bayanlara: “Resulullahın,
(Allah’a ve ahret gününe inanan bir kadının, ölen yakını için üç günden fazla yas tutması helal değildir)
dediğini duydum” demiştir. Dinimizde, nimetlere şükür, musibetlere sabır vardır.
Bugün böyle bir yazıyı kaleme almamın sebebine gelince, bilindiği gibi 10 Kasım Günleri Cumhuriyetimizin Banisi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN EBEDİYETE İNTİKALİ ETTİĞİ GÜNDÜR. Bu yıl da 81’inci yıldönümü dolayısıyla Türkiye genelinde ve İlimizde etkinlikler düzenlenecek. Şimdi, burada ince bir çizgi var. 10 Kasım günlerini
YAS GÜNÜ
gibi benimseyerek böyle etkinlikler düzenleniyorsa, bu çok yanlıştır, hatta yanlış olmaktan öte, dinimize göre haramdır. 10 Kasım, Milletimiz için asla
YAS GÜNÜ
değildir ve olmamalıdır. 10 Kasım gerçekte
ATATÜRK’Ü ANMAK VE ANLAMAK GÜNÜDÜR.
10 Kasım günlerini, yas tutarak değil,
ATATÜRK’ÜN
yaptığı hizmetler yanında, bize hedef olarak gösterdiği medeniyet yolunda ilerlememiz gerektiğinin mesajlarının duyurulması gereken gündür. Bunu yapmamız ve bunun anlayışı içinde olmamız gerekir. 81 yıl önce
YÜCE ALLAH’IN
sonsuz rahmetine intikal etmiş bir faninin yasını tutmak değil, bu büyük kahramanın gösterdiği ilke ve hedeflere odaklanmak için 10 Kasımları anımsamalıyız. Bu ince çizgiyi asla unutmayalım…
ATATÜRK VE UNESCO!
Bilindiği gibi 10-16 Kasım arası günler
(ATATÜRK’Ü ANMA HAFTASI)dır.
Bu vesileyle şunu anımsatalım ki
bizde, bazı densizlerin kıymetini bilmedikleri Mustafa Kemal
ATATÜRK’ÜN
ebediyete intikalinin yıl dönümü dolayısıyla
UNESCO
1981 yılını
(ATATÜRK YILI)
ilan etmişti.
Nedeni ise UNESCO’nun Atatürk’ü olağanüstü bir reformcu olduğunu göz önünde tutması, özellikle sömürgecilik ve emperyalizme karşı en önce açılan savaşların ilk liderlerinden kabul etmesidir.
UNESCO 1981 yılını (ATATÜRK YILI) ilan ederken, başlıca şu sebeplere dayandırmıştır:
“Atatürk ;
Uluslararası anlayış, işbirliği ve barış yolunda çaba göstermiş üstün bir kişi,
olağanüstü reformlar gerçekleştirmiş bir devrimci,
Sömürgecilik ve emperyalizme karşı savaşan ilk lider,
İnsan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü,
Bütün hayati boyunca insanlar arasında renk, din ve irk ayrımı gözetmeyen eşsiz bir devlet adamı,
Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu.”
Bu hususu da bilmekte yarar var.
UNESCO
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün adıdır. Kelimenin açılımı ise
(United Nations Educational, Scientific and Cultural
Organization)
kelimelerinin baş harflerinden oluşur. Birleşmiş Milletlerin özel bir kurumu olarak 1946 yılında kurulmuştur. Bu kurumun yasası 1945 yılı Kasım ayında Londra'da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmiştir.
Bunu da anti parantez olarak belirtelim. UNESCE, kuruluş tarihi olan 1946 yılından bu yana ilk ve tek olarak ATATÜRK için BİR YIL İLAN ETMİŞTİR. Bu şerefe ulaşmış başka bir lider de yoktur…
AKROSTİŞ ŞİİR
Ebediyete intikalinin 81. Yılı dolayısıyla Cumhuriyetimizin Kurucusu (GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK) ile ilgili AKROSTİŞ tarzda yazdığım bir şiirimi okuyucularımla paylaşmak istedim. Bakalım, beğenecek misiniz:
SAAT BEŞ GEÇMEYECEK
ASLA DOKUZU!
G
ökyüzünü aydınlatıyor senin o eşsiz ışığın
A
sla silinmeyecek yeryüzünden senin o büyük adın
Z
aman akmayacak asla bir dakika ileri
İ
lerlemeyecek ve daima içinde barındıracak seni
M
illetimiz biliyor nasıl kurtardın düşmandan yurdumuzu
U
lu gökler şahittir destanlarına ay-yıldızlı ordumuzun
S
aat beş geçmedi ve beş geçmeyecek asla dokuzu
T
ürkiyem için saat beş geçmeyecek asla dokuzu
A
rtık duyulmayacak asla yurdumda düşmanın sesi
F
elaketi olacak duyulsa dahi tek bir nefesi
A
nlayacak düşman yoktur türkü yenmenin tek çaresi
K
anımızla yazdık destanlarımızı biz her zaman
E
lbet anlayacak düşman saat beş geçmeyecek dokuzu hiçbir zaman
M
ustafa Kemal Atatürk’ten emanet bize bu vatan
A
lnının akıyla vermişti mücadeleyi her bir kefensiz yatan
L
afta kalmayacak bu saat beş geçmeyecek asla dokuzu
A
lnımızın akıyla yazdık biz her destanımızı
T
ürkiye için feda ettik her bir damla kanımızı
A
na baba kardeş ve hatta çocuklarımızı
T
ürkiye için feda etmedik mi her varlığımızı
Ü
zülme çocuk saat beş geçmeyecek asla dokuzu
R
abbim izin vermedikçe kimse dağıtamayacak asla ordumuzu
K
orkma çocuk saat beş geçmedi ve beş geçmeyecek asla dokuzu