Birileri, cumhuriyetin banisi
Mustafa Kemal ATATÜRK’Ü birileriyle mukayese ediyorlar.
Tabii, bu oldukça yanlış bir davranış. Maalesef, günümüzde
Atatürk ilke ve inkılâpları büyük tehdit
altındadır
. Cumhuriyeti kuran
Mustafa Kemal ATATÜRK’E
gerçekten büyük nankörlük içindeyiz. Hiçbir ulus kendi kurucusuna bu kadar
VEFASIZLIK
içinde olmamıştır.
Kimi aklı evveller
(Mustafa Kemal olmasaydı, Türkiye kurtulamaz mıydı?)
diyerek sözde suret-i haktan görünüyorlar. Kimi edepsizler de
(Evet, Mustafa Kemal Türkiye’yi kurtardı amma, Türk filmlerinde genç kızı kurtaran sonradan ırzına geçenler gibi çıktı!)
demek suretiyle kinlerini kusmaktadırlar.
Ancak, bu bir gerçektir ki, bütün karalama propagandalarına rağmen,
ATATÜRK’Ü SEVENLERİN
ORANI hiçbir zaman yüzde 80’lerin, 90’ların altına düşmemiştir ve düşmeyecektir.
Peki,
ATATÜRK’Ü
KARALAYANLAR KİMLERDİR!
Maalesef, kendilerini
DİNDAR
zanneden bir takım din istismarcılarıdır!
ATATÜRK’Ü KARALAMAK İÇİN EN ETKİLİ MALZEME İSE DİN İSTİSMARI!
(Şeriatı kaldırdı, takkeleri, zaviyeleri kapattı. Kur’an-ı yasakladı!)
gibi iftiralarla
ATATÜRK’E
SALDIRANLAR,
bu işin gerçeğini bilmiyorlar, ya da bilmek istemiyorlar.
ATATÜRK
, din istismarcılarının önüne set çekti.
Kur’an-ı Kerimi
tercüme ettirerek, mealini okumamızı ve anlamını öğrenmemizi sağladı.
Bugün
ülkemizde camiiler açık ve serbestçe ezan okunuyorsa, bunu
ATATÜRK’E BORÇLU OLDUĞUMUZU ASLA UNUTMAMALIYIZ!
ATATÜRK
,
dindar geçinen birçok siyasilerden çok daha dindardır. Ancak, dini istismar etmemiştir ve zamanında istismar edilmesine set çekmiştir. Milletimizin dini konulara verdiği önemi bilen sahtekâr dinciler, SAHTEKARLIK ALANLARINI DARALTTIĞI İÇİN O’NA (dinsiz!) yaftası taktılar. ATATÜRK İÇİN (DİNSİZ!) DİYENLERİN KENDİLERİ DİNSİZDİR. Çünkü iftira etmek en büyük günahtır. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusuna iftira edenleri TEL’İN VE TAKBİH EDİYORUZ.
Cumhuriyetimizin banisi
Mustafa Kemal ATATÜRK
haşa, elbette bir Peygamber değildir ve sadece Peygamberler günahlardan masumdurlar. Kimilerinin
“Allah, Hazret-i Muhammed’ten sonra Peygamber gönderseydi”
şeklinde birilerini tezkiye ettikleri gibi sapık bir düşünce içinde de değiliz. Hatta
“İnsan beşer, bazen şaşar”
deyiminde olduğu gibi beşeri açıdan
ATATÜRK’ÜN
de muhakkak sevapları yanında bir takım hataları, günahları olmuştur, diyoruz.
Atatürk’ü
sevmek başka, haşa İlahlaştırmak başkadır. Biz,
ATATÜRK’Ü
seviyoruz amma, hiçbir zaman için ilahlaştırmadık, ilahlaştırmayız. Böyle davranılmasına da karşıyız. Önemli olan sevap hanesinin, günah hanesinden ağır çekmesidir. Bizce,
Mustafa Kemal ATATÜRK,
bu aziz Vatanı düşmanlardan kurtarmakla mizanın sevap kefesine öyle bir ağırlık koymuş ki, diğer kefeye ne koyarsanız koyunuz, hep havada kalır.
UNUTTURMAK HEVESİNDE OLANLAR BİLSİNLER Kİ, BU MİLLETE ATATÜRK’Ü ASLA UNUTTURAMAZLAR.