(Aptallar Kutusu)
deyimi genelde televizyonlar için kullanılırdı. Ama bilinçsizce kullanılan bilgisayarların da, bir nevi aptallar kutusu olduğu ortaya çıktı. Bir aptallar kutusu da ceplerimizdeki akıllı telefonlardır! Aslına bakarsanız, asrımızın bu olmazsa olmaz cihazları iyi kullanılırsa, çok yararlı, kötü kullanılırsa çok zararlı olurlar. Bu üç cihaz, insanlarımızı adeta esir almışlardır. Evde, hatta çarşıda, pazarda, iş yerinde artık sohbet diye bir şey kalmamıştır! Hepimiz ya televizyon izliyoruz, ya bilgisayarın başındayız, ya da akıllı cep telefonuna kendimizi kaptırmış durumdayız!
Bazen yolda yürürken, kimilerinin kendi kendilerine konuştuğu hissine kapıldığımız olur! Dikkat edince, kulağına kulaklık takan birinin cep telefonuyla konuştuğu anlaşılır.
Geçenlerde biri, yolda yürüren, yanından geçen genç birinin
(Aşkım benim!)
dediğini duyunca, kendisine söz atıldığını zannederek
(TERBİYESİZ)
dediğini, sonra da, cep telefonuyla konuştuğunu anlayarak özür dilediğini anlattı.
Televizyon bağımlılığıyla ilgili bir anekdot da anlatılır. Birileri, bir tanıdıklarına misafirliğe gitmişler. Ev sahibi aile, televizyondan bir diziyi izliyormuş. Ancak, dizinin reklam bölümlerinde biraz sohbet ve ikram faslına gidiliyormuş! Dizi geç vakite kadar sürmüş. Misafir aile artık saatin hayli ilerlediğini farkederek, müsaade istemişler. Ev sahiplerinin büyüğü konumundaki şahıs:
-Ne aceleniz var, güzel-güzel sohbet ediyorduk!
diyecek olmuş.
Misafirlerin başı konumundaki kişi de kinayeli bir şekilde cevap vermiş:
-Gerçekten de öyle! Dizi hayli heyecanlıydı! Bize gelirseniz, Salı günü gecesi gelin ki o gece ailece (Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz) dizisini izliyoruz da!!!
Bir de, bilgisayarla ilgili olarak anlatılan bir anekdot vardır. Adamın biri, bilgisayarda gönül eğlendirecek birini arıyormuş! Bulduğu hatunla rumuz vererek randevulaşmışlar. Gittiği randevu yerinde kendisini bekleyen karısı çıkmasın mı!!!
Evet, artık her evde, her iş yerinde bir değil, üç aptallar kutusu var!