Cüneyt Arıtürk

VEYSEL KARANİ VE ANNELER GÜNÜ

Cüneyt Arıtürk

Bilindiği gibi Mayıs ayının ikinci Pazar günleri

(ANNELER GÜNÜ)

olarak kutlanır. 2020 yılının Anneler Günü de 10 Mayıs Pazar günüdür.

“ANNE”

denilince akla gelen ilk isimlerden biri muhakkak ki,

VEYSELKARANİ HAZRETLERİDİR.

Çünkü Veyselkarani Hazretleri ANNE SEVGİSİ’NİN timsalidir. Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED’İN (O’na al ve ashabına salat ve selam

olsun)

devr-i saadetlerinde yaşamasına ve büyük bir iştiyakla görmek istemesine karşılık, annesinin haklarına saygı ve riayet sebebiyle

RESUL-Ü ZİŞAN’A SAHABE OLMAK ŞEREFİNDEN MAHRUM KALMIŞTIR.

O Yüce Peygamberi görmek şerefine erişmese bile, övgüsüne nail olmak açısından belki de manevi olarak sahabe-i kiram makamına erişmiştir. Peygamber Efendimizi görmek şerefine sahip olan ashabı kiramın sayılarının yüz binin biraz üstünde veya altında olduğu söylenir. Ancak kabul etmek gerekir ki, Peygamber Efendimizin hadisi şeriflerine dayanarak adlarını anarak övdüğü sahabe sayısının sayıları belki üçyüz kişiden ibarettir, belki biraz daha fazla, belki biraz daha az.

Bundan da anlaşılıyor ki, Veyselkarani Hazretleri Sahabe olmazsa bile, manevi olarak Peygamber Efendimize çok yakınlar arasındadır. O’nun bu mertebelere ulaşmasının temelinde ise anne hakkına gösterdiği aşırı özen yatmaktadır.

Anneler Günü denilince Hazret-i Veyselkarani’yi anmamak büyük bir eksiklik olur. Bunun için biz de bu eksikliği kendi açımızdan kapatmak istedik.

Evet, Veyselkarani denince akla gelen iki husus vardır. Bunlardan birincisi

Hazret-i MUHAMMED’E (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun) aşk derecesindeki muhabbeti, ikincisi ise ANA HAKKINA RİAYETTİR!

Doğru bir tahlil yapıldığında Veyselkarani’yi, günümüze taşıyan özelliklerinin bunlar olduğu anlaşılacaktır.

Hazret-i MUHAMMED’E

duyduğu sonsuz aşkı ve ana hakkına riayeti olmasaydı, Veyselkarani diye birini de tanımıyor olacaktık.

Hazret-i Veyselkarani’nin ne doğum, ne de vefat tarihi belli değildir. Varsayımlar üzerinde tarihler verilmekteyse de, verilen tarihlerin gerçeği yansıtmadıkları ortadadır. Büyük zatları anmak için genelde doğum veya ölüm tarihleri, ya da her ikisi ele alınır. Doğum ve ölüm tarihleri belli olmayanlar için yapılacak anmaların, özelliklerine vurgu yapan zaman dilimlerinin kullanılması yaygın bir tatbikattır.

ANEKDOT

Bektaşi meşrep Siirtliye sormuşlar:

-Hanımını sever misin?

Cevap vermiş:

-Akşamdaaaaaan, akşama!

Bir soru daha yöneltmişler:

-Peki anneni ziyaret eder, elini öper misin?

Bektaşi meşrep Siirtli büyük bir heyecanla cevabı yapıştırmış:

-Her Anneler günü, her anneler günü…

***

Yukarıdaki anekdotu, bir Bektaşi fıkrasından esinlenerek, annelerini-babalarını yılın sadece bir gününde hatırlayanlara nazire olsun diye yazdık. Bektaşi fıkrasının aslı şu:

Bektaşi’ye sormuşlar:

-İçki, içer misin?

Cevap vermiş:

-Akşamdaaaaan, akşama!

-Peki, namaz kılar mısın?

Cevap vermiş:

-Her bayram! Her Bayram!

Yazarın Diğer Yazıları