Cüneyt Arıtürk

ALLAH, ZENGİNE ZENGİN, ZENGİNE FAKİR DE, ZENGİNE VERİR

Cüneyt Arıtürk

Mübarek Ramazan ayı içindeyken, fitre ve zekatlar konusunda geçmiş dönemlere ait anlatılan bir anekdotla fitre ve zekat dağıtacak Müslüman kardeşlerimizi uyaralım istedik.

Anekdot şu:

Halife Harun Reşid Hazretleri, musahibi, can dostu, danışmanı ve gönüldaşı olarak gördüğü Behlûl-i Dânâ Hazretlerine Ramazan ayında birkaç kese altın vererek, ancak (zaten biliyordur) düşüncesiyle zekât olduklarını söylemeden:

-Al bunları MÜSTAHAK olanlara dağıt

der

.

Behlûl’i Dânâ hazretleri de (neyin nesidir) diye sormadan verilen altınları alır ve dağıttıktan sonra halifenin huzuruna çıkar.

Halife:

-Verdiğim altınları kimlere dağıttın!

diye sorar:

Behlûl’i Dânâ Hazretleri de Bağdat’ın en zenginlerinin adlarını sayarak, altınları onlara dağıttığını söyler.

Halfe, bu duruma bir hayli öfkelenir ve:

-Zekat olarak dağıtman için verdiğim altınları nasıl da gider, zenginlere dağıtırsın!

diye hiddetle bağırınca, Behlül’i Dânâ Hazretleri cevap verir:

-Sen altınları verince (bunları zekat olarak müstahak olanlara dağıt) demedin ki. Sadece (Müstahak olanlara dağıt) dedin. Ben de düşündüm ve (Allah bunları müstahak görmüş ki zengin yapmış) diyerek verdiğin altınları gittim, zenginlere dağıttım. Kimin müstahak olduğunu haşa ben ALLAH’TAN daha iyi bilecek değilim ya!

Evet, anekdot bu.

Gelelim günümüzü. Özellikle bizim yöneticiler de Behlûl’i Dânâ Hazretleri gibi davranıyorlar. Zenginlere verip, fakirleri görmezden geliyorlar. Hem bizim devamlı dillendirdiğimiz bir vurgumuz var. Şöyle diyoruz :

“Allah, zengine; devlet, zengine: zengin, zengine: fakir bile vereceği varsa, zengine verir.”

Bunun da açıklamasını yapalım.

Yüce

ALLAH

zengine zaten verdiği kadar vermiş. Bir de şöyle düşünelim, olur ya bir zenginin aniden paraya ihtiyacı olur, gider bir zenginden borç ister, muhatabı tereddütsüz verir. Oysa, bir fakir gitse, aynı kişiden borç istese verir mi. Zenginlerin yüzde doksanı fakirlere borç vermez.

Gelelim, fakirin de zengine vermesi işine. Diyelim ki, fakirin birinin güzel bir kızı vardır. Onu isteyen iki genç vardır. Bunlardan biri fakir ama yakışıklı, diğeri zengin, ama çirkin. Peki böyle bir durumda babası,  kızını, fakir ama yakışıklı gence mi, çirkin ama zengin gence mi verir. İnanın ki, fakirlerin yüzde doksanı da böyle durumlarda zengin damad adayını tercih ederler,  İşte,

“Allah zengine; zengin zengine; fakir de zengine verir”

deyiminin açıklaması budur…

Yazarın Diğer Yazıları