Cüneyt Arıtürk

ABD'NİN YENİ EMR-İ VAKİSİ GOLAN TEPELERİ!

Cüneyt Arıtürk

ABD Başkanı Donald Trump yine yapacağını yaptı. Kudüs’ü İsrail’in Başkenti olarak tanımakla ilgili kararından sonra şimdi de bir emr-i vaki olarak ABD’nin GOLAN TEPELERİNİN, İsrail’e ait olduğu dair karar aldırdı.

Bilindiği gibi 1967 yılında gerçekleşen ve 6 gün devam eden Arap-İsrail Savaşı sırasında İsrail askerleri GOLAN TEPELERİNİ İŞGAL ETMİŞTİ. Golan Tepeleri'ni İsrail için önemli kılan etkenlerin başında su kaynakları ve güvenlik geliyor. Golan Tepeleri, güvenlik açısından gözardı edilemeyecek kadar jeostratejik bir konumda ve zengin su yataklarına sahip. İsrail toplam su ihtiyacının üçte birini Şeria Nehri ve Golan Tepeleri'ndeki su kaynaklarından temin ediyor.

Uluslararası hukuka göre, Suriye toprağı olan ancak fiilen İsrail'in işgali altında bulunan Golan Tepeleri'nin bu iki ülke dışında Lübnan ve Ürdün'le de sınırı bulunuyor. Yahudilere ait kutsal metinlerde birçok kez Golan bölgesine atıfta bulunulması da bölgeyi çoğu dindar Yahudi'nin gözünde kutsallaştırıyor.

Bu tür nedenlerle İsrail iç siyasetinde de önemli bir yer tutan Golan Tepeleri, İsrail tarafından "ülkelerinin vazgeçilmez bir parçası" olarak görülmekte.

1967’de meydana gelen ve

Altı Gün Savaşı olarak da bilinen Arap-İsrail savaşı sırasında İsrail, Suriye'ye saldırarak, stratejik öneme sahip Golan Tepelerini ele geçirmişti. Suriye'nin başkenti Şam'a sadece 60 kilometre mesafede olan Golan Tepeleri'nin, İsrail ile Suriye'nin yanı sıra Ürdün ve Lübnan'a da sınırı bulunuyor.

1973 yılında

Suriye, askeri harekat başlatarak İsrail'den Golan Tepeleri'ni geri almayı denedi ancak başarısız oldu.

1974’te

İsrail ve Suriye, Golan Tepeleri'ndeki kuvvetlerini geri çekerek askeri çatışmayı sonlandırmaya razı oldu. Aynı yıl barış gücü askerleri bölgeye konuşlandırıldı.

1981’de

İsrail, Golan Tepeleri'ni tek taraflı olarak ilhak ettiğini açıkladı ancak uluslararası toplum bu kararı tanımadı.

1999 yılında

Dönemin İsrail Başbakanı Ehud Barak ve Suriye Dışişleri Bakanı Faruk eş-Şara, iki ülke arasında başlatılan üst düzey görüşmeler kapsamında bir araya geldi.

2000 yılında

Golan Tepeleri'nin Suriye'ye iadesi hedefiyle, ABD'nin arabulucuğunda başlatılan müzakereler başarısızlıkla neticelendi. Görüşmelerin başarısız olmasının nedeni ise İsrail'in, Celile Gölü yanında yer alan ve kilit öneme sahip su kaynağı olan bir toprak parçasını Suriye'ye bırakmaya razı olmamasıydı.

2008 yılında

Suriye ve İsrail, kapsamlı bir barış anlaşması sağlanması amacıyla Türkiye'nin ara buluculuğunda yeniden dolaylı görüşmelere başladı. İsrail'in Gazze'ye saldırmasının ve dönemin İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın yolsuzluk davası nedeniyle istifa etmesinin ardından görüşmeler sonlandırıldı.

2009

’da İsrail Başbakanı Netanyahu, Golan Tepeleri ile ilgili daha sert bir politika izleyeceğinin sinyallerini verdi. Aynı yıl Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed de karşılarında

"barış için görüşülecek bir muhatap olmadığını"

söyledi.

ABD Başkanı Barack Obama da 2009 yılında göreve geldiğinde, "İsrail ve Suriye arasındaki görüşmeleri yeniden başlatmanın dış politika öncelikleri arasında yer aldığını" söyledi ancak bu konuda da bir gelişme sağlanamadı.

2013’te

Mart 2011'de patlak veren Suriye iç savaşı 2013 yılında Golan Tepeleri'ne kadar ulaştı. İsrail, Golan Tepeleri'ne top ateşi açıldığını öne sürerek bu saldırılara karşılık verdi. İsrail ve Suriye orduları da aynı yılın mayıs ayında karşılıklı top atışlarında bulundu.

Golan Tepeleri'nde 20'den fazla Yahudi yerleşim birimi 20 bin civarında Yahudi yerleşimci bulunuyor. Uluslararası hukuk, buradaki Yahudi yerleşimcilerin varlığını illegal olarak değerlendiriyor. Golan Tepeleri'nde ayrıca 20 bin civarında da Suriyeli Dürzi yaşıyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu 17 Nisan'da Bakanlar Kurulunu Golan Tepeleri'nde toplayarak, "İsrail, Golan Tepeleri'ni sonsuza dek elinde tutacak" açıklamasında bulunmuştu.

Son olarak ABD Başkanı Donald Trump, Golan Tepelerinin İsrail’e ait olduğunu açıklayarak resmiyete çevirdi ve bu konuda aldığı kararı imzalayarak Netanyahu’ya verdi. Bu jest üzerine Netanyahu, Trump için,

(gelmiş geçmiş ABD’li en büyük İsrail dostu Başkan)

dedi.

ABD’nin kararına Arap alemi sessiz kalırken, Birleşmiş Milletler ve AB adına yapılan açıklamalarda ABD’nin kararını tanımayacaklarına vurgu yapıldı. İslam ülkelerinden ise sadece Türkiye’den ses yükseldi. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Trump'ın kararını "barış karşıtı çatışmacı zihniyetin yeni bir tezahürü" olarak değerlendiren bir Twitter paylaşımı yaptı.

ABD'nin tek taraflı Golan Tepeleri üzerinde İsrail egemenliğini tanıma kararı sonrası dünyadan da tepkiler geliyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres adına bir açıklama yapan Sözcü Stephane Dujarric, BM'nin Güvenlik Konseyi kararları ile belirlenmiş olan politikasında değişiklik olmadığını söyledi.

Rusya'dan yapılan açıklamada ise tanıma kararının bölgede yeni bir gerilim dalgası yaratabileceği endişesi dile getirildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Cuma günü İstanbul'daki İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında yaptığı konuşmada, Trump'ı eleştirmiş ve "yeni bir kriz yaratmakla" suçlamıştı.

Erdoğan,

"Golan Tepeleri'nin işgalinin meşrulaştırılmasına asla izin vermeyiz. Trump'ın Golan Tepeleriyle ilgili talihsiz açıklaması bölgeyi yeni bir krizin, yeni bir gerilimin eşiğine getirmiştir"

demişti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı da

(kararı esefle karşılıyor ve şiddetle kınıyoruz),

derken Trump'ın tasarıyı imzalamasının ardından Türk Dışileri Bakanlığı da bir açıklama yaparak

"ABD Yönetimi'nin İsrail tarafından 1967 yılından bu yana işgal altında tutulan Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini tanıma kararını esefle karşılıyor ve şiddetle kınıyoruz"

ifadelerine yer verdi. Açıklamada,

"kararın hükümsüz olduğu"

belirtildi.

Bir iç savaş durumunda olan Suriye ise bu karara karşı nasıl karşı çıkacağının şaşkınlığını yaşıyor.

Artık belli olmuştur ki, dünyada terörist bir devlet var. O da ABD’dir. Silah gücüne güvenerek, dünyayı kendi görüşüne göre şekillendiriyor. Samimi olarak itiraf edelim ki, ABD’yi frenleyebilecek hiçbir güç yoktur.

Meğer ki YÜCE ALLAH belasını vesin!

Yazarın Diğer Yazıları