31 Mart yerel seçimlerine adım, adım yaklaşıyoruz. Artık seçim gününe sadece 1 ay kaldı. 31 Mart yerel seçimleri, Türkiye’de çok şeyler değiştirebilir. Ama, değiştirmesi için, vatandaşların çok bilinçli oy kullanmaları gerekmekte.
Siyasi partilerin oy oranları, genel seçimlerin 2, 3 puan altlarında veya üstlerinde seyrederse, bu Türkiye’de
“böyle gelmiş, böyle gider”
anlamına gelecektir. Yani, değişecek pek bir şey yok. AKP, yine
“astığım astık, kestiğim kestik!”
deyimlerini sürdürecek. Hele, Allah korusun, oylarını bir-iki puan arttıracak olursa, o zaman tut ki, tutabilesin!
Yerel seçimler, muhalefet partileri için de bir gösterge olacaktır. Bazı siyasi partilerin kaderleri, 31 Mart yerel seçimlerinde şekillenecektir. Özellikle, genel seçimlerde barajın altında kalan partiler için, 31 Mart yerel seçimleri
“var olma veya yok olma”
mücadelesidir.
Ana muhalefet konumundaki CHP ve meclisteki ikinci büyük muhalefet MHP için de kritik bir durum var. Bu iki parti oylarını azaltacak olurlarsa, genel seçimler açısından çok olumsuz tablolarla karşılaşabilecekler demektir. Bu arada, genel seçimde barajı aşan İYİ Partinin de durumu en çok merak edilenler arasında.
Seçimde alacakları belediyeler ve oy miktarları en çok merak edilen partiler arasında Deva, Saadet, Yeniden Refah ve Gelecek partileri var. Bunların tümü aşağı yukarı aynı paralelde yol almaktalar.
Bu partiler, yapılacak ilk genel seçimde barajı aşıp, aşamayacaklarının işaretini vereceklerdir. Bu partilerin genel seçimlerde varlık gösterebilmeleri için en az yüzde 6-7 oranında oy almaları gerekir. Amma, yüzde 5’in altına düşerlerse, gerçekten yazık olacak. Demokrasi adına yazık olacak. Çünkü, AKP yine alternatifsiz kalacak.
Demokrasimiz için en iyi sonuçların alınması dileklerimizle…