Cüneyt Arıtürk

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ

Cüneyt Arıtürk

Bilindiği gibi 14 Şubat günleri

(SEVGİLİLER GÜNÜ)

olarak kutlanır.

Peki, SEVGİLİLER GÜNÜ

etkinlikleri neye dayanıyor. Neden bugüne

(SEVGİLİLER GÜNÜ)

deniliyor.

Sevgiler Günü'nün başlangıcı eski Roma İmparatorluğu zamanına dayanır. Eski Roma'da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno'ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. Bu günü takip eden 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu. Bu bayram, halkın genç nüfusu için büyük önem taşıyordu. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurallar ile sınırlandırılmış, bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler, sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı.

Hangi genç bayanın, hangi genç erkek ile bir çift oluşturacağı eski bir gelenek olan ve Lupercalia Bayramı'nın arife günü yapılan bir çekiliş ile belli oluyordu. Romalı genç kızlar, isimlerini küçük kâğıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlardı.

Erkekler ise kavanozdan bu kâğıtları çekerek üzerinde hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla bayram eğlenceleri boyunca beraber oluyorlardı. Bu birliktelikler birbirine âşık olan çiftler için bayram süresinin dışına taşıp genellikle evlilikle sonlanıyordu.

İmparator 2. Claudius, Roma'yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem, ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi. İşte bu yüzden, Roma'daki tüm nişan ve evlilikleri yasaklamıştı. Valentine adındaki papaz ise çiftleri gizli gizli evlendirmeye devam ediyordu. Bunun sonucunda yakalanmış ve ölüm cezasına çarptırılmıştı…

Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kız kardeşi Julia'nın gözleri doğuştan görmemekteydi. Gardiyan Valentinus'un anlattığı İsa’yla ilgili mucizeler arasında körlerin gözlerinin açılmasının da olduğunu öğrenince, kardeşini gizlice Valentinus'un yanına götürür. Julia çok güzel ve zeki bir kızdı. Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı'ya yönelmeyi öğretir. Julia, dünyayı Valentinus'un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır, güçlenir ve teselli bulur.

Bir gün sorar;

-"Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?"

Aziz gülümser;

-"Evet, her birini.

Julia;

-Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi  biliyor musun? Görebilmek için dua ediyorum, senin bana anlattıklarını görmeyi çok istiyorum.",

Valentinus;

-"Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım."

Julia, yere diz çöker ve;

-"Böylesine inanmak istiyorum, yardım et."

Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içersi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır;

-"Valentinus, görüyorum, görüyorum."

Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus'un ölüm emri gelir, Aziz Julia'ya son bir not yazar, Tanrı'ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'ından" diye imzalar. Mektup, ertesi gün Julia'ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270'dir. Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından "Porta Valentini" adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma'da Praxedes Kilisesi vardır.)

Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesinin badem ağacı olması buradan kaynaklanır.

Zamanla 14 Şubat sevgililerin, aşıkların birbirlerine aşk mesajları yolladığı bir gün haline geldi. 1800’lü yıllardan sonra Amerika'da Esther Howland'ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana günümüzde daha çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir etkinliğe dönüştü.

Müslüman din adamları SEVGİLİLER GÜNÜ KUTLAMALARINI CAİZ GÖRÜRLER Mİ, GÖRMEZLER Mİ BİLEMEM AMMA, içinde (SEVGİ) sözcüğü olan her etkinlik bence MÜBAHTIR.

Yazarın Diğer Yazıları