Siirt, tarihi ipek yolu üzerinde kurulmuş bir kenttir. Milattan önce 10 binli yıllara uzanan bir serüveni vardır. Nitekim Güneydoğu Anadolu tarih öncesi araştırmaları karma projesi kapsamında yapılan yüzeysel araştırmalarında Neolitik, Kalkolitik, Tunç ve Helenistik, Roma, Bizans-İslam ve Yakınçağı kapsayan dönemlere ait buluntular ortaya çıkarılmıştır. Günümüzdeki Kültürel yapısı Türk-İslam kültürünün etkisiyle biçimlenmiştir
Siirt’in Müslümanlar tarafından fethedilişinin Hazret-i Ömer’in halifeliği dönemine rastladığı kaydedilir. 639’da Elcezire’nin fethi için görevlendirilen İlyas Bin Ganem, Diyarbakır’ı ve Siirt’i kapsayan geniş bir alanı İslam mülkü haline dönüştürmüştür.
Diyarbakır’ı ve Hasankeyf’i zapt eden Halit Bin Velit, daha sonra Siirt’e yönelmiş, şehrin o zamanki hakimi Hersolu itaatini arz ederek, şehri teslim etmiştir. Bundan sonra Siirt Hakimliği’ne, sahabeden olan Hişşam oğlu Hakem tayin olunmuştur. Halit Bin Velit’in Siirt’e girişinde çadırını kurduğu yerin bugün Şeyh El Hazin Türbesinin bulunduğu yer olduğu ve türbenin burada kurulmuş olmasının hikmetinin de bu olduğu söylenir.
Siirt, Emeviler ve Abbasiler döneminde bir İslam beldesi olarak kalmış, Artuklular, Akkoyunlar ve Safeviler döneminde de Müslümanların idaresinde olmuştur. Daha sonra İdris-i Bitlisi’nin yardımıyla Siirt Osmanlı yönetimine geçmiştir. Bu dönemde Siirt yarı, özerk beylerin yönetiminde, aşiret kültürünün egemen olduğu bir yerdir.16. yüzyılda Osmanlı hakimiyetine geçen Siirt Tanzimat’tan sonra 1864 Vilayet Nizamnamesi ile kaza haline getirilerek İstanbul’dan gönderilen kaymakamlarla yönetilmeye başlanmıştır.
19.yüzyılda yaşanan tek siyasal olay 1894 tarihinde Sason’da (1990 yılına kadar Sason Siirt’e bağlıydı) meydana gelen Ermeni ayaklanmasıdır. Rusya ve İran’daki Ermeni Komitelerinin de kışkırtması ile büyük bir isyan olayı ile karşılaşıldı. Bu durum karşısında Osmanlı Devleti sert tedbirler almak zorunda kaldı. Sason ayaklanması İngiltere’yi harekete geçirdi. Çünkü Ermeni meselesi, Rusya ve İngiltere’yi menfaat çatışmasında birleştiriyordu. İngiltere Ermenilerin bağımsızlığını isterken; Rusya, Ermenilerin Rusya’ya katılmasından yanaydı. Merkezi Tiflis’te olan Ermeni Hınçak Komitesi ile Taşnaksutyun Komiteleri’nin amacı, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermenilerin Rusya ve İran’daki bütün Ermenilerle birleştirip bağımsız bir Ermenistan Devleti’nin kurulmasını sağlamaktı.
Böyle bir amaç İngiltere’yi memnun etmesine rağmen, Rusya, kesinlikle karşı çıkmıştı. 8 Ağustos 1884’te Sason’un Şenlik Köyü’nde, Kürtlerin birkaç koyunu gasbetmesi ile başlayan olaylar, Ermenilerin Türk Köylerinde katliama girişmesi ile genişlemiştir.
Ermenilerin vergi vermemek ve hükümet memurlarına pasif direnişte bulunmak üzere daha önceden anlaşmaları da olayların genişlemesinde etkili olmuştur. Ermenilerin başlattığı bu ayaklanmayı II. Abdülhamid’in görevlendirdiği VI. Ordu bastırmıştır.
Osmanlı Devleti’nin bu döneminde Siirt yöresinde genellikle yarı özerk bir yönetim biçimi hakimdi. 1831’de yapılan Osmanlı nüfus sayımı kayıtlarında, 19. yüzyılda Siirt Yöresinde Hazzo’nun (Kozluk) Diyarbakır Eyaleti’ne bağlı bir hükümet olduğu belirlenmiştir.
Bugün Siirt kazalarından biri olan Şirvan (Şirve) ise liva olarak Van Eyaleti içinde yer almaktaydı.
1867 Vilayet Nizamnamesi, Siirt Livasının Diyarbekir Vilayetine bağlı olduğunu göstermektedir.
Siirt Livası’nın, Merkez kaza, Pevvan (Bervade-Pervari) ve Garzan (Kurtalan’ın eski yerleşme yeri, şimdiki Yanarsu Bucağı) olmak üzere toplam 3 kazası vardı.
1877’de Merkez Kaza, Eruh, Şirvan, Rızyan ve Sason’dan oluşan Siirt Sancağı, Diyarbekir Vilayeti’ne bağlıydı. Siirt, bu yönetsel durumunu 1880’de de korudu.
1892 Devlet Salnamesi, Siirt Sancağının Diyarbekir Vilayetinden ayrılarak, Bitlis Vilayetine bağlandığını ifade etmektedir.
Eskiden Siirt İline bağlı olan Beşiri Kazası, Diyarbekir Vilayeti Merkez Sancağı’na bağlı kaldı. Bu dönemde Bitlis Vilayeti; Merkez Sancağı, Muş, Genç ve Siirt Sancakları’ndan oluşmaktaydı.
Siirt Sancağının ise, Merkez Kaza, Şirvan, Eruh, Pervari ve Garzan (Kurtalan) olmak üzere toplam 5 kazası vardı.
1896 Devlet Salnamesi kayıtlarında daha önce Siirt’e bağlı iken bugün Batman’a bağlı olan Sason Kazasının Muş Sancağı içinde yer aldığı gösterilmektedir.
Siirt Sancağı 1892 – 1896’daki yönetsel konumunu 1903’te ve 1916’da da korumuştur.
(DEVAMI YARIN)