Cüneyt Arıtürk

10 KASIM İLE İLGİLİ ÖNERİLERİMİZ!

Cüneyt Arıtürk

Ölenlerin ardından 3 günden fazla yas tutmak dinimizce haramdır. Şunu belirtmekte yarar var. İslam dini, asla yas tutmak dini değildir. Ölenler için yas tutmanın caiz olduğunu gösteren hiçbir ayet ve hadis yoktur. Ancak, ölenler için dövünmeden sessiz şekilde ağlamak, gözyaşı dökmek caiz kabul edilmiştir. Yüksek sesle ağlamak, matem tutmak, siyah elbise giymek, siyah perdeler, rozetler, işaretler asmak hurafedir.

Ümmü Habibe validemiz, babası vefat edince başsağlığı dilemek için yanına giden bayanlara: “Resulullahın,

(Allah’a ve ahret gününe inanan bir kadının, ölen yakını için üç günden fazla yas tutması helal değildir)

dediğini duydum” demiştir. Dinimizde, nimetlere şükür, musibetlere sabır vardır.

Bugün böyle bir yazıyı kaleme almamın sebebine gelince, bilindiği gibi 10 Kasım Günleri Cumhuriyetimizin Banisi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN EBEDİYETE İNTİKALİ ETTİĞİ GÜNDÜR. Bu yıl da   84’üncü yıldönümü dolayısıyla Türkiye genelinde ve İlimizde etkinlikler düzenlenecek. Şimdi, burada ince bir çizgi var. 10 Kasım günlerini

YAS GÜNÜ

gibi benimseyerek böyle etkinlikler düzenleniyorsa, bu çok yanlıştır, hatta yanlış olmaktan öte, dinimize göre haramdır. 10 Kasım, Milletimiz için asla

YAS GÜNÜ

değildir ve olmamalıdır. 10 Kasım gerçekte

ATATÜRK’Ü ANMAK VE ANLAMAK GÜNÜDÜR.

10 Kasım günlerini, yas tutarak değil,

ATATÜRK’ÜN

yaptığı hizmetler yanında, bize hedef olarak gösterdiği medeniyet yolunda ilerlememiz gerektiğinin mesajlarının duyurulması gereken gündür. Bunu yapmamız ve bunun anlayışı içinde olmamız gerekir. 83 yıl önce

YÜCE ALLAH’IN

sonsuz rahmetine intikal etmiş bir faninin yasını tutmak değil, bu büyük kahramanın gösterdiği ilke ve hedeflere odaklanmak için 10 Kasımları anımsamalıyız. Bu ince çizgiyi asla unutmayalım…

***

Ebediyete intikalinin ilk yıllarında 10 Kasımların

(YAS GÜNÜ)

olarak tanımlanmaları yerinde  uygulamalar olabilir. Ancak, aradan uzun yıllar geçtikten sonra 10 Kasım günlerini hala

(YAS GÜNÜ)

olarak değerlendirmek yerinde bir uygulama değildir. Elbette, her 10 Kasım’da yine Cumhuriyetimizin Banisi Mustafa Kemal ATATÜR’Ü analım ama, artık zamana ve zemine uygun bir şekilde.

Yetkim olsa, 10 Kasım günlerini

(ATATÜRK’Ü ANMA VE ANLAMA

GÜNÜ)

olarak isimlendirir, etkinlikler listesine böyle geçirirdim. Geçmiş yıllarda 10 Kasım günleri için Gazetelerde

(EN

BÜYÜK YAS GÜNÜMÜZ)

manşetlerinin atıldığını anımsıyorum da, artık bu konuda gerçekçi bir tavır takılması gereğine inanıyorum. Gerçi, mevcut iktidara kalsa ve tepki olmayacağını bilse, 10 Kasım’ları 20 yıldan beri görmezden geliyor olacaktı. Ama milletin tepkisinden çekinildiği muhakkak!

Bir gerçeğe daha vurgu yapmak gereğini duyarak belirteyim ki, doğum günlerinin kutlanması için bir süre yoktur. Hele ATATÜRK gibi liderlerin doğum günlerinin yıllarca, değil asırlarca kutlanması konusunda bir tereddüt olmaz. Atatürk’ün doğum tarihi gün ve ay olarak belli değildir. Bunun için kendisi

(BENİM DOĞUM GÜNÜM 19 MAYIS’TIR)

buyurarak, Vatanın istiklâli için Samsun’a çıktığı tarihe işaret etmiştir. Zaten 19 Mayıs’ları

(Gençlik ve Spor Bayramı)

adı altında kutlamaktayız.

Teşbihte hata olmasın, Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED’İN (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun) DÜNYAYA TEŞRİF GÜNÜ MEVLİD KANDİLİ OLARAK KUTLANIR AMA, VEFAT TARİHİ İLE İLGİLİ BİR ETKİNLİK YOKTUR.

Hem, dinimiz açısından 3 günden fazla yas haramdır. Ölüler için 3 gün yas tutulur, ondan sonra eskiden olduğu gibi hayat normal şartlar altında devam eder.

2022 yılının 10 Kasım günü Türkiye Cumhuriyetinin Banisi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN ebediyete intikal ettiği tarihtir. Elbette ki, vatan kurtarıcımıza minnet borçluyuz. Ancak, artık 10 Kasım günlerini

(YAS GÜNÜ)

olmaktan çıkarmanın zamanı gelmiştir. Bunun için benim naçizane teklifim Türkiye Büyük Millet Meclisinde alınacak bir kararla 10 Kasım günlerinin

(ATATÜRK’Ü ANMA

VE ANLAMA GÜNÜ)

olarak değiştirilmesi ve hatta etkinliklerin bir haftayı kapsayacak şekilde düzenlenmesidir. Hafta içinde düzenlenecek konferanslarda, panellerde, her gün

ATATÜRK’ün

bir başka yönü anlatılarak, gerçek anlamda,

ATATÜRKÇÜLÜĞÜN, ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARININ NE OLDUĞU YENİ NESİLLERE ÖĞRETİLMİŞ OLUR.

Ebediyete intikalinin 84. Yılında Türkiye Cumhuriyetinin banisi ve halaskarı

Mustafa Kemal

ATATÜRK

ile silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyorum. Mekanları cennet olsun…

Yazarın Diğer Yazıları