İlimizde gürültü kirliliği devam ediyor.. Aslında yalnızca gürültü kirliliği değil, hemen her alanda kirlilik olabildiğince sürdürülüyor. Çevre kirliliği, görüntü kirliliği ve bunlarla beraber gürültü kirliliği bazı vatandaşlar tarafından sanki bir hak olarak sürdürülüyor.
İsteyen, istediği yerde istediği afişi ve istediği tabelayı asabiliyor. Karışan soran yok. Mevzuata uygunluğunu bırakın kentin estetiğini bozuyor mu diye araştıran yok.
İsteyen istediği yerde elindeki çöpü atabiliyor. Ben şehrimi kirlettim diye bir kaygı taşımadan. O kaygıyı taşımadığı gibi hiç kimse de “Hele gel kardeşim sen ne hakla burayı kirletiyorsun” demiyor.
İsteyen istediği yerde gerekli gereksiz istediği kadar korna çalabiliyor.. “Dur bakalım sen ne yapıyorsun? Hastası var, uyuyanı var, bebeği var. Ne hakla bunları tedirgin ediyorsun? “ deme zahmetine girmiyor.
İsteyen istediği yerde avazı çıktığı kadar bağırabiliyor veya şarkı türkü söyleyebiliyor. Aynı şekilde bir uyaran, bir engelleyen yok.
İsteyen istediği mahalle ve istediği saatte arabasının ses sistemini sonuna kadar, yani yedi mahallenin duyabileceği kadar açarak müzik dinleyebiliyor. Bir Allah’ın kulu çıkıp da bırakın mevzuatı bırakın bu yönde alınan kararları “Kardeşim senin bu yaptığın çevredeki insanlara saygısızlıktır, insan haklarına aykırıdır” demiyor.
Özellikle gürültü kirliliği ile ilgili şikayetler soğuk kış günlerini geride bırakıp ilkbahar ve yaz günlerini yaşayacağımız bu dönemde daha çok artıyor. Birkaç hafta sonra kapı ve pencerelerin açılmasının ardından balkon ve damlara çıkmaya başlayacağız. Bu tür davranışlar insanları rahatsız ediyor. Gecenin bir yarısında tam da uykuya dalacağınız saatte gelen bir korna ya da bir arabesk parçasının sesi size uykuyu haram eder.
Olmaması ya da yaşanmaması gereken olaylara ve davranış biçimlerine daha çok örnekler verilebilir. Aslında bunu biraz daha genişletebiliriz. Daha öncede bir yazımda belirttim; bizde liberal ekonominin o değişmez kuralı geçerli “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler.”
Bunun böyle olmaması gerekiyor ve hepimizin gerekli duyarlılığa sahip olması şart. Ama en fazlada yetkililerin duyarlı olmaları bu işin çözümünün temel noktasıdır.