Yetkililer tarafından yapılan açıklama ve haberlerden yola çıkarak önümüzdeki on yılların bölgemizin ekonomik hayatını değiştirecek nitelikte gelişmelere gebe diyebiliriz.
Bunların başında geçenlerde değindiğim Irak’tan başlayıp ülkemiz üzerinden Avrupa ve İran ile Türki Cumhuriyetlerine uzanacak olan Kalkınma Yolu Projesidir. Bir başka deyimle çağımızın yeni ipek yolu projesidir ve bu projenin ekonomik boyutu gerçekten çok büyük.
Bir başka konu da bölgede çıkan petroller. Osmanlı döneminde Sultan Abdülhamit Han zamanında kendi bütçesinden yaptırdığı araştırmalar sonucuna göre hazırlanan haritalarda sözü edilen petrol bir bir çıkarılmaya başlandı.
Her iki konuda bölgenin ekonomik hayatına önemli katkılar yapacak ve canlandıracak kadar büyük projeler.
Önemli olan, il olarak bu iki projeden maksimum payı alabilecek bir pozisyon almaktır.
Kalkınma yolunun ilimizde geçirilmesinin daha kısa ve daha rahat olacağını yetkililere anlatmamız gerekiyor.
Bunun içinde kent olarak hep birlikte kulis çalışması yapmamız öncelikli konu olarak karşımıza çıkıyor.
Gabar dağında çıkarılmaya başlanan petrolün işlenmesi Batmanda ki rafineriye götürülmesi gerekiyor. Bu güzergâhın ilimizden geçmesi sağlanmalıdır.
Ayrıca bu petrol kaynaklarının belirli bir miktara ulaşması halinde petrokimya tesislerinin de kurulabileceğini geçenlerde katıldığı bir televizyon programında Cumhurbaşkanı yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz açıklamıştı.
Bizim bunu unutmamız ve bu konuda da tetikte olmamız gerekiyor.
Özetle, halk tabiriyle Siirt olarak bugüne kadar çok sayıda trenler kaçırdık. Bari şimdi önümüze çıkan bu iki fırsatı kaçırmayalım.
Aksi takdirde yazık olur, hem de çok yazık.