Yaz mevsimi geliyor ve iki aya varmaz, kendimizi su kenarlarına atmaya başlayacağız.. Bu yıl Ramazan ayın nedeniyle tahmin ediyorum ki su kenarında piknik yapma fasılları daha erken başlayacak.
İlimizde yapılan ve inşaatları halen devam eden ve yapılması planlanan baraj ve hidroelektrik santrallerinden dolayı, il olarak her geçen gün sularla biraz daha haşir neşir olacağız.. Daha önce akarsu veya göl olarak yalnızca Botan ve kollarını bilen bizler için artık neredeyse her yer suyla dolu.
İl veya ilçe merkezlerinden birkaç kilometre dışarı çıkıldığı andan itibaren yine Botan ve kolları üzerinde oluşturulan dev baraj ve hidroelektrik santrali göllerine ulaşıyoruz.. Doğal olarak yazın sıcağında su bulan bir Siirtli serinlemek içinde olsa kendisini soğuk sulara bırakacaktır.
Sorunda burada başlıyor.. Allah korusun ama boğulma olaylarına daha sık tanık olabileceğiz.. Geçmiş yıllarda her yıl onlarca canımız Botan Çayı ve kollarında kaybediyorduk.. Burada suyun tehlikesinin yanında baraj ve hidroelektrik santrallerinin açılıp kapatılması sorunu da ortaya çıkıyor.
Kapaklar açıldığında sular bir anda yükseliyor ve o anda su da bulunanların kendilerini kurtarmaları neredeyse saniyelerle değerlendirilebilecek bir zaman diliminde gerçekleşiyor.. Nitekim geçmiş yıllarda birçok insanımızı bu yüzden kaybettik.. Onların yol açtığı acılar halen yaralarımızı kanatmaya devam ediyor ve bizler benzer acı olayların yaşanmasını istemiyoruz.
Bu nedenle önceden gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.. Uygun olan baraj ve göl sahaları üzerinde Alkumru Barajında olduğu gibi levhalar ve uyarıcı ses sistemleri kurulmalı.. Botla sahil boyunca dolaşıp vatandaşları uyaracak ekiplerin sayısı arttırılmalı.. Bunlar akla gelen ilk önlemler, elbette ki bu işin uzmanları bunu daha iyi biliyorlar.
Benim ki sadece bir uyarı.