Bir aydan beri sağanak yağmur gibi ardı arında gelen zamlar vatandaşı şaşkına çevirdi.. Gıdadan giyime, ulaşımdan iletişime her türlü üründe son yıllarda görmediğimiz düzeyde insafsız ve tahammülü zor zamlar görülüyor. Ekmek, et, süt, yağ, peynir, tuvalet kâğıdı, sebze meyve kısacası her üründe insanların başını döndürecek derecede olmadık zamlara üzülerek şahit oluyoruz.
Vatandaşlar artık haftalık değil de adeta her gün değişen fiyat etiketlerini takip etmekte zorlanmaya başladı.. Birçok marketin yalnızca fiyat etiketlerini değiştirmek üzere personel istihdam etme yoluna gittiği iddia ediliyor.
Vatandaşlar ihtiyaç duydukları bir ürünü iki kez üst üste aynı fiyatla alamamanın çaresizliğini yaşıyor.
Aralıksız devam eden zamlar orta tabaka olarak tanımlanan maaşlı kesim ile esnafı bile çok zor durumlara düşürdü.. Orta tabakanın üstü kesimde zorlanmaya başladı.
Üstelik bu zamlardan yalnız işsiz ve çalışan kesim şikayetçi değil.. Esnafta, küçük tüccarda bu durumdan oldukça şikayetçi.. Onlarda sattıkları ürünün yerine koyacakları ürünün kendilerine ne kadarına mal olacağını bilemiyorlar.. Sattığı ürünün bedeli ile aynı sayıda ürün alamıyor.. Dolayısıyla bir anlamda sermayeyi eritiyorlar.
Umarım bu zam kasırgası bir an önce sona erer ve vatandaşlarımız rahat bir nefes alma imkânı bulurlar.
Bu arada şunu belirteyim, özellikle sıkıntılı bugünlerde Siirt’te yaşamak büyük bir şans ve büyük bir avantaj.
Bir hafta önce Ankara ve Yalova’da bir süre kaldım.. Gözlemler yaptım ve çarşı pazar dolaştım.. Ulaşım, giyim, meyve sebze ile et ve süt ürünlerinde Siirt’le bu iller arasında yüzde 50’lere ulaşan fiyat farkları görülüyor.. Gerçekten bu açıdan şanslıyız.