Yağ fiyatlarına haksız ve dayanıksız bir şekilde ardı ardına gelen zamlar, vatandaşların gündemindeki ilk konu olma özelliğini koruyor.. Bir araya gelen vatandaşların mutlaka konuştukları konularından biri de yağ fiyatları ve yağ bulma arayışı içerisine giren vatandaşların harcadıkları efor, daha doğrusu yaşadıkları maceralar.
Kimi vatandaş diğer bir vatandaşın bir yıl boyunca bir değil, birkaç aileye yetecek kadar aldığı ve şehir içi minibüslere yüklediği onlarca litre yağın fotoğraflarını çekip sosyal medyadan paylaşıp bu durumu eleştirirken kimisi de market-market dolaşıp, yağ satın alarak stoklayanları anlatıyor.. Market raflarından yağı kapışırken yaşanan tartışmalar ve polisin müdahale etmek zorunda kaldığı kavgalar da işin trajikomik bir yanını oluşturuyor.
Kimileri bu davranışı benimsemediklerini belirterek, bir litre dahi yağ almadıklarına inandırmak için yeminler ediyorlar, kimileri de alışveriş yaptıkları marketlerin adlarını vererek son günlerde yağ alıp almadıklarının sorgulanabileceğini beyan ediyorlar.
Gerçekten ekonomik zorluklar içerisinde yaşayan ve Allah kolaylık versin dediğimiz kesim, öyle bir davranışın içerisine girse, insan bir yara kadar anlar ve anlayışla karşılar.. O insanlar zaten yağın ucuz ve bol olduğu dönemde de almakta zorlanıyorlar.. Ama anlatılanlara bakılırsa, yağ alabilmek için kuyruğa girenler onlar değil, anlı şanlı maddi durumu yerinde, altında arabası bulunan ve evi olan çok sayıda vatandaşlardır.. Bu durumda olup da yağ kuyruğuna giren çok sayıda vatandaş olduğu ifade ediliyor.
Durum gerçekten acı ve ibretlik bir durum.. Daha öncede yazdım, ne oldu bizlere? Biz böyle değildik.. Biz komşusunu, akrabasını hatta tanımadığı yoksulu gözeten insanlardık.. Bu kadar kısa sürede bu kadar değerimizi nasıl kaybettik? Neden bu kadar bencil ve egoist olduk? Esas araştırılması ve nedenlerinin ayrıntılı bir şekilde bulunması gereken konu yağ konusu değil, bu konudur.