Sultan Mahmut’la yoksulun arasında geçen anekdotu ve bu anekdot sonucu söylenen yukarıdaki deyimi hepimiz biliriz.. Covid-19 konusunda harcanan çabaları ve özellikle aşılamadaki düşük oranları görünce aklıma bu deyim geldi.
Yine hepimizin bildiği bir konu bu pandemi ile baş edebilmenin iki çaresi var.. Yani iki çözüm yolu.. Birincisi en küçüğümüzden en yaşlımıza kadar herkesin titizlikle uyması gereken maske takma, sosyal mesafeye uyma ve hijyene dikkat etme.
İkinci konuda sırası gelenlerin hemen aşı olmaları .. Ancak bu konuda da maske, mesafe ve hijyen de olduğu gibi isteksiz davranan çok kişi var.. Az buz bir oran değil; sırası geldiği halde aşı olmaktan çekinenlerin oranı %65.. Bu oran maske takmayan ve hijyene dikkat etmeyenlerden daha da fazla.. Çünkü dışarıda dolaştığınızda maske takmayanların oranı en fazla % 15’ler civarındadır.
Bu iki konuda dünya genelinde devlet yetkilileri ve bilim insanları bugüne kadar belki de milyonlarca defa çağrı yaptılar.. İlimiz özelinde de baktığımızda Vali Osman Hacıbektaşoğlu, Sağlık Müdürü Dr.Erol Emre Ömür, Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Vefik Arıca, Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabibi Prof.Dr.Selahattin Vural ve diğer sağlık personelleri bu konuda sayıları binleri aşan açıklama ve çağrı yaptılar.
Çağrılarla yetinilmedi, aşı yaptırmak isteyenlerin evlerine sağlık personeli gönderilmeye başlandı.. Bununla da yetinilmedi ve aşı ikna ekipleri oluşturularak faaliyete geçmeleri sağlandı.. Bu ekipler birebir görüşmeye ve aşıdan kaçınan vatandaşları evlerinde ve işyerlerinde ziyaret etmeye başladı.
Bu arada medya gücü kullanılmaya çalışıldı.. Bir örnek vermek gerekirse Gazeteniz Siirt’te 400’ün üzerinde haber ve makale yayınlandı.. Aynı şekilde Kanal 56 Televizyonunda da en az bu sayı kadar haber ve özel programlar gerçekleştirildi.
Ancak bütün bunlara rağmen, henüz istenilen aşılama oranına ulaşamadık.. Bu durumda tekrar deyimi hatırlamak gerekirse ne yapsın Vali Hacıbektaşoğlu, ne yapsın il Sağlık Müdürü Dr.Ömür, ne yapsın bir yılı aşkın bir süreden beri canlarını tehlikeye atarak büyük bir fedakarlıkla çalışan sağlık personeli ve diğer yetkililer?
Son bir not, deyimdeki anekdotta yoksulun yapacak bir şey yoktu.. Ama burada hepimizin yapabileceği görevler vardır.