Ayhan Mergen

VE YİNE TIP FAKÜLTESİ

Ayhan Mergen

Tıp Fakültesi il olarak  her zaman gündemimizde yer alması gereken hayati bir konudur. "Yine Tıp Fakültesi” başlığı altında yazdığım yazıda bu konunun önemine değinmiş ve bürokratların, siyasetçilerin, işadamlarının, sivil toplum örgütlerinin ve medyanın üzerlerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini belirtmiştim.

Bu yazımızda bu kesimlerin durumunu tek-tek ele alalım. Bürokratları ele aldığımızda  en zirvedeki isimler olan Vali Ali Fuat Atik ile Rektör Prof. Dr. Murat Erman v e Dekan Prof. Dr. Vefik Arıca bu konuda üzerlerine düşen görevi fazlasıyla yerine getiriyorlar. Hatta bu amaçla gerekli çalışmaları yürütmek üzere bir de komisyon kurdular. Zaten bunlar bu çalışma temposu ve  çalışma isteği içerisinde olduktan sonra bürokraside bir aksama olması beklenemez.

Siyasetçilere gelince Milletvekilimiz Osman Örende AK Parti il Başkanı F.Özgür Çalapkulu ile birlikte düzenlediği basın toplantısında konuyu önemsediğini, her türlü desteği verdiğini ve vermeye devam edeceğini belirtti. Dolayısıyla siyaset kesiminde de bir sorun yok.

Medya sektörü derseniz. Bu konudaki tavırları baştan belli. Haberleri ve yorumları ile her türlü desteği verdiler, Kamuoyunu bilgilendirdiler ve yetkilileri teşvik ettiler. Dolayısıyla bu kesimde de bir sorun gözükmüyor.

Geriye iki sektör kalıyor. Sivil toplum örgütleri ve işadamlarımız. Bu iki kesimden bugüne kadar bir kıpırdama ve bir çalışmaya tanık olamadık. Ya da en azından ben tanık olmadım. Sivil toplum örgütlerinin maddi durumları  hepimizin malumu. Onların öyle milyonlarca lirayı çıkarıp destek verecek durumları yok ve bunu biliyoruz. Ancak, onlarda düzenleyecekleri kampanyalarla bu konuya dikkat çekebilir ve maddi destek sağlayabilecek kesim olan iş adamlarını teşvik edebilir, hatta sosyal baskı kurabilirler ve bizlerde onlardan bunu bekliyoruz.

İşadamlarına gelince; aslında onlara söylenecek çok fazla sözde yok çünkü, her şey meydanda. On yılı aşkın bir süreden beri kurulmuş  olan ve bugüne kadar 20'nin üzerinde fakülte, yüksekokul, laboratuar ve idari bina yapılmış olmasına rağmen hiçbirinde bir mala harçları  bulunmuyor. Üstelik Rektör Prof. Dr. Murat Erman’ın defalarca kapılarını aşındırmasına ve eğitime yapacakları katkının tamamını da vergiden düşürebilecek olmalarına rağmen.

Umut fakirin ekmeğidir derler. Bizlerde sabırla ve yılmadan sürekli olarak Bolu İzzet Baysal, Kayseri Kadir Has, Muğla Sıtkı Koçman, Ağrı İbrahim Çeçen üniversitelerini hatırlatarak, sevgili işadamlarımızın üniversitemize ve özellikle de tıp fakültemize verecekleri maddi desteği bekleyeceğiz.

Yazarın Diğer Yazıları