Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personeller genelde yanlış yapma kaygısından dolayı vatandaşa adeta eziyet çektirtiyorlar. Her kaygı gibi görev esnasında da belirli kaygıların yaşanması çok doğaldır ancak, bu kaygının ilgili memuru iş yapamaz hale getirmesi yanlıştır ve buna çok dikkat etmek gerekiyor.
Kamu görevlileri bir yandan kendilerini sağlama almaya, yanlış bir iş yapmamaya çalışmalı ancak, bir diğer yandan da vatandaşa azami ölçüde yardımcı olmaya gayret harcamalıdırlar. Bugün git yarın gel ya da şu evrak gerekiyor, bu evrakı bul şeklindeki bahanelerle vatandaşı sıkıntıya sokmamalıdır.
Örneğin, bildiğim kadarıyla bütün kamu kurum ve kuruluşları arasında vatandaşın kimlik bilgilerine ulaşmayı sağlayan bir sistem kurulmuş bulunmaktadır. İşini çözmek üzere herhangi bir kuruma başvuran bir vatandaşın kimlik bilgilerine, ikametgah adresine buradan rahatlıkla ulaşılabiliyor. Hatta vatandaşa maddi açıdan yardım eden bazı kurumlar ile SGK bunların da ötesinde vatandaşın mal varlıklarını dahi görme imkanına sahiptirler.
Ancak, durum böyle olmasına rağmen yine de bazı kurumlar her işte eski alışkanlıklarla nüfus kayıt örneği ya da ikametgah gibi belgeleri isteyebiliyorlar. Bu sisteme dahil olmayan kurumların bunu istemelerini anlayışla karşılıyorum ancak, bu sisteme dahil olanların bunda ısrarcı olmaları işgüzarlıktan ve vatandaşa eziyet etmekten başka bir şey değildir.
Vatandaşın işlerini çözerken işi bürokrasiye boğan kamu kurumları ve görevlileri kendilerini biliyorlar. Bunları tek-tek buradan sayma yerine, bu uyarımızı genel bir uyarı olarak yapılım istedim. Her kamu kurumu yöneticisi vatandaşın işini çözerken istediği belgeleri bir gözden geçirsin. Gerçekten gerekli olanları ayırsın, diğerlerini de istemekten vazgeçsin. Unutmasın ki, istenilen her bir fazla belge hem vatandaşa eziyet, hem de o belgeyi verecek kurumlara bir yük ve bir külfettir.
Hadi gelin bu eski alışkanlıkların son tortularını silelim; minimum belge ve son sür'atle vatandaşın işini halledelim.