Ayhan Mergen

VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN DUYARSIZLIĞI

Ayhan Mergen

Şeyh Maruf Camisi Anadolu Selçuklularından bize miras kalan Ulu Caminin hemen biraz altında yer alan bir cami. Castan yapılan bu ibadethaneye cami diyoruz, ama aslında küçük ve şirin bir cami. İlimizde koruma altına alınmış olan 120 civarındaki eserlerden birisi.

Vali Musa Çolak döneminde bu caminin restorasyonu ile bu camiye yapışık olan ve her an caminin üzerine yıkılabilecek durumda olan bir evin satın alınması yani kamulaştırılması söz konusu  oldu. O dönemde camide incelemelerde bulunan ve  her zaman sevgiyle anacağımız Vali Çolak ev sahibi ile görüşerek bizim şahitliğimizde bir fiyatta anlaştılar ve sıkıştılar.

Vakıflar Genel Müdürlüğü de bu caminin restorasyon ihalesini gerçekleştirdi. Camide çalışma başlatıldı. Yıkılma tehlikesi arz eden o ev  yıkılarak bu tehlike de bertaraf edildi. Restorasyon çalışmaları 5-6 aylık bir sürede tamamlandı ve 2011 yılında cami ibadete açıldı. Ancak üzerinden çok fazla geçmeden 2015 yılının başlarından itibaren bu camide çatlaklar meydana gelmeye başladı.Bu çatlaklara bir de tavanının eğilmesi de eklendi.

2017 yılında cami artık gerçekten tehlikeli bir durum arz etmeye başladı. Vatandaşların şikayetleri üzerine, çatlakları inceleme ve tehlike durumunu belirlemek üzere Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Sevgili Raci Bülbül ve kurumundan bir teknik heyeti camiye götürdüm. Caminin açık tutulmasının tehlikeli olduğunu belirttiler. Bu durumu il koordinasyon kurulu toplantılarında da dile getirdim.

Vali Ali Fuat Atik’in emriyle cami teknik bir heyet tarafından tekrar incelendi ve burasının gerçekten tehlike arz ettiği yönünde bir rapor düzenlendi. Bu rapor üzerine cami ibadete kapatıldı. O günden bu yana il koordinasyon kurulu toplantılarda bu restorasyonu gerçekleştiren Vakıflar Genel Müdürlüğü adına Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğü yetkililerine bu caminin akıbetini soruyorum. Her defasında “Genel Müdürlüğe durumu bildirdik. Oradan gelecek talimatı göre hareket edeceğiz.” Bu cevabı ezberledim artık.

Raporun düzenlendiği yıl 2017, şu anda 2020 yılındayız. Vakıflar Genel Müdürlüğü bir karar veremedi mi? Bu işin sorumlusu kim? Restorasyonu yapılan bir cami daha üzerinden beş yıl geçmeden nasıl bu hale geldi diye hiç araştırma ihtiyacı duymadı mı? Yazık, bu restorasyona harcanan paralar hepimizin. Amacına uygun olarak kullanılmamışsa bunun bir hesabı olmalı.

Ancak bunların hepsinden daha önemlisi bu genel müdürlüğün takındığı bu duyarsızlık. Ata mirası vakıf mallarını böyle mi koruyacaklar?

Yazarın Diğer Yazıları