Dün başlattığımız bu konuyu, bugünde sürdürüyoruz. Hacca gitmeye birkaç gün kala bayanlar arasında bir kına gecesi düzenlenirdi.. Genellikle halk şairi rahmetli Sabo Tete davet edilirdi.. Onun söylediği türkü ve maniler eşliğinde bayanlar kendi aralarında eğlenirlerdi.. Bu gecelerde ağırlıklı olarak ilahilere yer verilirdi.. Sabo Tete ilahileri okurken ya ilahinin tümünü ya da nakarat bölümünü ayakta kol kola dönerek beriteyeyi oluşturan bayanlarda hep bir ağızdan eşlik ederlerdi.
Yolculuk günü de hacı adayı yine akraba ve tanıdıklarının eşliğinde tekbirler getirilerek Şeyh Ebul Vefa Türbesinin yanına kadar götürülür ve buradan kutsal topraklara uğurlanırdı.
Hacı adayı kutsal topraklarda hac farizasını yerine getirirken, Siirt’te de ailesi, boş durmayarak bazı görevleri yerine getirirlerdi.. Hacı adaylarının Arafat dağına çıkıp hacı olacakları gün için hazırlık yapılırdı.. Özel hacı ekmeği yaptırılırdı.. Normal bir ekmeğin iki hatta üç katı büyüklüğünde üzeri susamlı bir ekmekten ailenin maddi durumu ve çevresinin genişliğine göre 50 adet veya daha fazla sayıda ekmek yaptırılırdı.. Genellikle Siirt’e özgü ve artık günümüzde pek bilinmeyen cevizli helva alınırdı.. Ekmek ve helvayla birlikte ekmek sayısı kadar dikiş iğnesi ve bir parmak kalınlığında küçük bobin şeklinde pamuk ipler alınırdı.
Her bir ekmeğin üzerine bir parça helva bir bobin iplik ve bir iğne konularak, arife günü akraba ve tanıdıkların evlerine gönderilirdi.. Burada ekmek ve helva hemen hemen her kandilde dağıtılıyor. Ancak dikiş iğnesi ve ipliğin bir anlamı var.. Bunlar gönderilerek hacı adayının artık tevbe ederek günahlardan arındığı, hak yoluna daha fazla bağlandığı vurgusu yapılmakta ve bu iğne ile ipliğin onu hak yoluna tutmasına vesile olması dileği vurgulanıyor.
Ekmek dağıtım işi tamamlandıktan sonra ailenin bayanları ve çocukları hep birlikte Siirt’in en yüksek noktalarından biri olan Şeyh’üt Türki Tepesine çıkarlardı.. Burada hacılarına dua edip ilahiler, şarkılar okurlar ve mum yakarlardı.
Şeyhit Türki Tepesinden inildikten sonra minaresi olan camilere gidilirdi.. Mahalle camiinin minaresi varsa, genellikle orası tercih edilerek minarede şerefeye çıkılır ve buradan da dualar edilirdi.
Hacıların dönmesine birkaç gün kala, evde bir hazırlık başlardı.. Ev yine baştan aşağı temizlenirdi. Ayrıca bir de kurbanlık koyun alınırdı.. Hacı eve girmeden önce bu kurban kesilip dua edilirdi.. Bu kurban hem hacının gelişi için bir şükrü ifade ediyordu hem de hac ibadeti esnasında eksik bırakılan bazı farizalar için de bir kefaret anlamını taşıyordu.