Üniversiteler için toplumla kaynaşma ve entegre olma, hem üniversitenin gelişmesi hem de kentin kalkınması açısından çok büyük bir önem taşıyor.. Daha önce birkaç kez yazdım; ilk ve ortaöğretimde başarı için gerekli olan öğrenci öğretmen ve veli üçlemesinin yerini yüksek öğrenimde velinin yerini toplum alıyor.
Bugüne kadar üniversitemizde sağlanan olumlu gelişmeler oldu.. Fakülte ve Yüksek Okul sayısı arttı, öğrenci ve öğretim üyesi sayıları hızlı bir yükseliş gösterdi.. Çok sayıda branşta yüksek lisans ve doktora programları açıldı.
Tarım ve Hayvancılık alanında ihtisas üniversitesi olduk, yalnız ilimiz değil bölgemiz ve hatta ülkemiz ekonomisine önemli katkılar yapacak payetleme projesi başlatıldı.. Biraz sürpriz sayılabilecek bir şekilde Tıp Fakültesi de kuruldu.
Bütün bunlar önemli gelişmeler.. Göz ardı edilmemesi gerekiyor.. Ancak bütün bunlar gerçekleştirilirken toplumla bütünleşme hep ihmal edildi.. Etkinlikler yapıldı vatandaş yok.. Bilim ve teknoloji alanında sergiler açıldı.. Kendin söyle kendin işit misali yalnızca öğrenciler ve öğretim üyeleri katıldı.
Uluslararası nitelikte sempozyumlar düzenlendi.. Halktan katılım çok az oldu.. Çok yararlı konferanslar gerçekleştirildi.. Örneğin ülkemizde ziraat öğretiminin başlamasının yıldönümünde düzenlenen ve ağırlıklı olarak fıstık ve cevizcilik konusunun ele alındığı konferansta verilen bilgiler halen belleğimde.. Peki, bu konferans neden merkez kampusunda düzenlenmedi ve neden çok sayıda vatandaşın takip etmesi sağlanmadı?
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.. Üniversite bu memleketin kalkınmasında lokomotif görevini görmek zorundadır.. Tarım ve Hayvancılıktan sanayiye, sağlıktan kültür ve inanca kadar her alanda başı sıkışan, bilgiye teknik desteğe ihtiyacı olan her vatandaşın ilk başvuracağı yer üniversite olmalıdır.
Şimdiye kadar başvuran oldu mu? Bilemiyorum.. Çünkü üniversitemiz bu konularda çok ketum davranıyor.. Bugüne kadar buna ilişkin bir bilgiyi kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlamıyorum.. Bunu da belirteyim, bu ketumluk son dönemlerde pandeminin de etkisi ile oldukça arttı.. Üniversitemiz adeta kapalı bir kutu haline geldi.
Doğal olarak buna itiraz edenler çıkabilir.. Bende onlara basit bir çalışma önereceğim.. Kentin en merkezi yerinde vatandaşlar arasında üniversite ile fakülte ve yüksek okul ile öğrenci sayısı gibi basit bilinmesi gereken bilgilerden oluşan birkaç soruluk bir anket uygulayalım.. Üstelik bu anketi okur yazar olmayan veya ilkokul mezun olanlarına değil de, en az lise ve yüksek okul mezunlarına uygulayalım.. Bakalım kaç kişi bilecek?
Özetle, üniversitemiz pandemiyi geride bırakmaya başladığımız bugünlerde halka açılmalı ve halkla bütünleşmeli.