Ayhan Mergen

ÜLKEMİZİN ENERJİ FOTOĞRAFI

Ayhan Mergen

Türkiye; yenilenebilir enerji kaynakları açısından yeterli potansiyele sahip bir ülkedir.. Ancak, yenilenebilir enerji üretimi seviyesi oldukça düşüktür.. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılabilir hale getirilmesi orta vade de ülkemiz için oldukça önemlidir..  Türkiye, birincil enerji ihtiyacının önemli bir kısmını doğalgaz ile karşılamaktadır.. Doğalgazı ise kömür ve petrol takip etmektedir.. Türkiye’de, kişi başına düşen ortalama enerji tüketim düzeyi OECD ülkelerinden azdır.. Türkiye OECD ülkelerinin arasında geçen son 15 yılda enerjiye olan talep artışının en hızlı gerçekleştiği ülke olmasına rağmen, enerji kullanımı hala düşük seyretmektedir.

Türkiye’nin yıllar içerisinde toplamda birincil enerji arzındaki artışa rağmen, enerji talebinin de arttığı görülmektedir.. Bu talep yüksekliği, enerji yerli kaynakları yeterli olmadığı için ülkemizin ithalat hacmini sürekli arttırmaktadır.

Petrol ve Doğalgaz kaynaklarımızın yetersizliği nedeniyle ülkemizin enerji ithalatına olan bağımlılığı artarak devam etmektedir.. Türkiye’de toplam enerji talebinin ancak %26’sı yerli kaynaklardan karşılanabilmektedir ve bu durum Türkiye’yi enerji ithalatçısı bir ülke konumuna getirmektedir.. Türkiye’nin enerji talebini karşılaması, Kömür ihtiyacının %26’sının, Petrolün %92’sinin, Doğalgazın ise %99.2’sinin ithal edilmesine bağlı olarak dış kaynaklara bağımlılığı %74 oranındadır.

Bir başka açıdan bakıldığında, enerji talebinin karşılanmasında büyük oranda dış kaynaklara bağımlı olan ülkemizde uygulanan enerji politikaları, küresel enerji sektöründe yaşanan gelişmelerden büyük oranda etkilenmektedir.. Enerji fiyatlarındaki her artış, ithalatçı konumdaki Türkiye’nin enerji ithalat bedelini yükselteceği için cari denge üzerinde de olumsuz etki yaratmaktadır.

Türkiye; coğrafi konumu ve jeolojik yapısı özelliklerinden dolayı yenilenebilir enerji kaynaklarının çoğundan yararlanabilme fırsatına sahip bir ülkedir.. Yenilenebilir enerji kaynakları çeşitlerinden hidroelektrik, rüzgâr, güneş, biokütle, jeotermal enerjisinin bulunduğu Türkiye’de 2019 yılı itibariyle yenilenebilir enerjinin payı %46.12’dir.

Türkiye, yenilenebilir enerji kaynakları çeşitliliğinin potansiyeli bakımından AB ülkeleriyle kıyaslanacak olursa, özellikle hidroelektrik enerjisi açısından oldukça elverişlidir.. Ancak, ülkemizin yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanma oranı oldukça düşüktür.

Türkiye'de 2019 yılında kaynak bazlı kurulu gücün  %28.38'i Doğalgaz, %22.22’si Kömür, %31.23'ü Hidroelektrik, %8.32'si Rüzgâr, %1.66'sı Jeotermal, %6.57’si GES ve %1.62'si diğer kaynaklardan elde edilmiştir.

Türkiye, fosil yakıt kaynakları yeterli olmayan ancak, yenilenebilir enerji kaynakları (Güneş, Rüzgâr, Jeotermal, Hidroelektrik) bakımından yüksek potansiyele sahip bir ülkedir. Ülkemizde bu kaynaklardan enerji üretimi söz konusu olduğunda, potansiyelinin çok altında bir enerji üretimi gerçekleştirilmektedir ve bu konudaki teşvik uygulamaları yetersizdir

Sonuç olarak; Gelişmekte olan ülkelerin büyüme ve kalkınmasında en önemli problemlerden biri, ihtiyaç duyduğu enerji teminidir.. Enerji kaynaklarının ithal edilmesi ülke ekonomilerini dışa bağımlı hale getirmektedir.. Enerji konusunda dışa bağımlı olan Türkiye’nin, Yerli Enerji Kaynaklarına geçişini hızlandırması büyük önem arz etmektedir.

Dünya ekonomileri artan enerji ihtiyacının karşılanması noktasında, enerji politikalarını yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttırılması ve bu yönde ihtiyaç duyulan teknolojilerin geliştirilmesi doğrultusunda yapmaktadırlar.

Gelişmek için üretmeye, üretmek için enerjiye ihtiyacı olan ülkemiz, bu ihtiyacını karşılamak için ithalat yoluna gitmektedir.. Buna bağlı olarak da ekonomik kaynakların önemli bir kısmı bu yönde harcanmaktadır.. Dolayısıyla da son dönemlerde ekonomide yaşanan cari dengesizliğin enerji açığı olarak yorumlanması yanlış olmayacaktır.

Yenilenebilir enerji tüketimindeki artışın ithalatın da artmasına neden olduğu gerçeğinden hareketle Türkiye, kaynakları tamamen yerli olan HES (Hidroelektrik Enerji Santrali), RES (Rüzgar Enerji Santrali), JES (Jeotermal Enerji Santrali), GES (Güneş Enerji Santrali) santral sayılarını arttırmalıdır.. Ancak, yurt dışından ithali gereken malzemeler üzerindeki mali yüklerin (Gümrük vergilerinin kaldırılması vs.) azaltılması ve yatırımcıların teşvik edilmesi gerekmektedir..Bu yerli kaynaklı santrallerin yaygınlaşması halinde, ithal etmekte olduğumuz enerji kaynaklarına (Kömür, Doğalgaz, Petrol vs.) olan ihtiyaç azalacağından, ülkemiz ekonomisine olumlu etkileri yansımış olacaktır.

Yurt dışından ithal edilmesi gereken paneller ve rüzgar gülü gibi ekipmanların ülkemizin teknolojik ilerlemeleri neticesinde, seri üretiminin gerçekleşmesi halinde ki bu mümkündür, yenilenebilir enerji alanındaki dış ticaret dengesinin hızlı bir şekilde iyileşmesi de gerçekleşmiş olacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları