Siirt’in sorunları var.. Sanırım, bunu bürokrasi, siyaset dünyası ve vatandaşların tümü kabul ediyor.. Sorunumuz yok her şey güllük gülistanlık diyenlerin samimiyetleri veya akıl düzeyleri sorgulanır.
Ancak her zaman vurguladığım gibi, bu sorunların çok önemli bir bölümü ufak gayretlerle çözüme kavuşturulabilecek nitelikte sorunlardır.. İşsizlik, imar ve trafik gibi daha yoğun olarak hissedilen ve çözümü de daha zor olan sorunlarda yine ufak çabalarla etkileri biraz daha azaltılabilir.
Yine herkesin kabul ettiği bir başka gerçekte Siirt’te başta ekonomi olmak üzere, birçok alanda kamu önemli bir yer tutuyor ve yönlendirmeleri sağlıyor.. Bir anlamda kamuyu bir kenara bırakırsak, Siirt sorunlarının içerisinde boğulmuş büyükçe bir köye dönüşür.. Dolayısıyla kamu kurum ve kuruluşlarının düzgün ve verimli bir şekilde çalışmaları diğer illere oranla daha fazla bir önem taşıyor.
Bu nedenle sık-sık kamu, kurum ve kuruluşlarında gördüğüm aksaklıklara ve hatalara değiniyorum.. Aksayan yönler genellikle birden çok kurumda olduğu için genellikle kurumların isimlerini vermemeyi tercih ediyorum.. Böylelikle belki her kurum yöneticisinin kendi kurumunu sorgulayabileceğini umuyorum.
Bu aksaklıkların düzelmesi, bir piramit gibi tepeden tabana yayılacak bir sinerji ile mümkün olacaktır.. En tepedeki yönetici kendisini düzeltecek ve bu durum kademe-kademe yayılacak.. Tabii ki bu düzelme işlemi esnasında yöneticilerin haklı olarak canları yanacakların çıkaracağı ayyuka ve feryatlar ile baskılara göğüs germeleri gerekiyor.
Çoğu yönetici bundan kaçınıyor.. Kimi kısa bir süre önce yazdığım gibi, kendisini cam bir fanusun içerisine hapsetmiş ve bütün dünyasını çevresini sarmalayan birkaç yağcıdan ibaret yapmış ve bütün enformasyonu bu kişilerle gerçekleşiyor.. Dolayısıyla hep yanlış yönlendiriliyor.. Kurumun iş ve işlemleri hep süper olarak kendisine aktarılıyor.
Bazıları da üç maymunu çok güzel oynuyorlar.. Aslında aksaklıkların düzensizliklerin farkındalar ama görmemezlikten gelmek ve gününü gün etmek onlar için daha tercih edilmesi gereken bir tutumdur.. Bunlara aksaklıklardan ve yanlışlıklardan söz ettiğinizde yüzlerini şaşırmış bir ifade kaplar; “Ya öyle mi? Hiç bilmiyordum, hemen ilgilenirim!” der, ama kılını kıpırdatmaz.. Yakın bir zamanda bir kamu kurumuyla ilgili bir sorunda böyle bir durumla karşılaştım.
Özetle, bu memleketin üç maymunu oynayan değil, çalışan ve çalıştıran, zeki, işinin ehli, özverili yöneticilere ihtiyacı vardır.