Ayhan Mergen

TÜKETİM ALIŞKANLIĞIMIZ DEĞİŞTİ

Ayhan Mergen

Son aylarda ülke genelinde ekonomik alanda çekilen sıkıntılar var. Az ya da çok her aileyi etkileyen bir durum. Özellikle kış mevsiminin başlangıcında olduğumuz ve okulların açıldığı bugünlerde bu durum daha da belirgin bir hale geliyor. Bu durumu düşününce son 40-50 yılda oldukça büyük değişiklikler gösteren harcama ve tüketim alışkanlığımız aklıma geld

Bunları yazarken elbette  kalkınmayalım, daha iyi, daha refah bir düzeye

gelmeyelim demiyorum. Kalkınmak, daha üst düzey bir yaşam standardına kavuşmak  her bireyin hakkı. Ama, buna ulaşma yolunda

ülke ve aile bazında çaba harcarken, savurganlığa yol açmamak gerekiyor.

Geçmişte yaptığımız halde bugün  yapmaya tenezzül etmediğimiz birkaç

alışkanlığımızı örnek olarak verelim. Eskiden renkleri solan elbiseler ters yüz

edilirdi. Aynı şekilde bir gömleklerin yaka kısımda ter yüz edilirdi. Bugün

bunu yapalım demiyorum, çünkü yükselen işçilik

nedeniyle astarı yüzünden pahalı oluyor. Ama, elbiselerimiz daha

yıpranmadan, modası değişti, sevmedim gibi eften püften bahanelerle bir kenara

atıp yeni elbiseler almayalım.

Ekmek israfına gelelim. Küçüklüğümüzde ekmek israfı; ekmeği

yere atma ve üzerine basma en büyük günahlarından birisi sayılırdı. Nimet olarak

görülen ekmeğin israfını önlemek amacıyla tandırda pişirilirken bir kenarı

yanan ekmeğin dahi zayi edilmesine müsaade edilmezdi. Çocuklara ekmeğin yanan

kısmını yiyen çocukların yerde para görecekleri gibi bir yanlış inanç dahi

aşılanıyordu. Hatta, bazı aileler bu ekmekten yiyen çocuklarının inanması için

onun görebileceği bir yere para bırakarak bulması sağlanırdı.

Günümüzde ne yapıyoruz? Bırakın ekmeğin yanan kısmını

atmayı, koca bir ekmeği hiç yüreğimiz sızlamadan gönül rahatlığıyla çöpe atabiliyoruz.

Bir başka örnek ailedeki birey sayısı azaldığı bu nedenle tüketimde de azalma

var ancak eskiden bütün evlerde bir yıl boyunca

alınan kavun ve karpuzların çekirdekleri bir kenara ayrılır, yıkanıp

kurutulur ve tüketilirdi.

Bir başka örnek, alınan kaysıların çekirdeğinde görülürdü. Mevsim  boyunca alınan kaysıların çekirdekleri tatlı iseler kırılarak tüketilirdi. Acı olanlar ise toplanır ve ailedeki çocuklar tarafından  mahallede ki bakkallardan birine satılarak az da olsa bir harçlık çıkarılırdı. Bunlar belki aile bütçesinde bir hiç mesabesinde şeylerdi. Ancak bireylerde tasarruf bilincini yerleştirmeleri açısından önemliydiler.Bugün bunları yapan kaç aile kaldı? Bilemiyorum. Ama, sanırım varsa da istisna kabilinde bir  sayıda vardır.

Yazarın Diğer Yazıları