Ülkemiz ve ilimiz genelinde küçük parçalara bölünmüş topraklarımız her gün boşa akan su gibi bir yarar getirmeden öylece duruyor. Bugün başta il merkezi olmak üzere bütün köy ve mezralarda bir dönüm hatta daha da küçük parçalara ayrılmış arazilere rastlamak mümkün ve bir dönümlük arazi Arapçadaki deyimimizde olduğu gibi neredeyse bir yama paçası kadar bir yer. Yani ondan ne köy olur ne de kasaba.
Bu arazilerin bu duruma gelmelerinin temel nedeni babadan oğula miras kalmalarıdır. Her bir miras devrinde araziler daha çok sayıda kişi arasında bölüştürülüyor. Allah'ın verdiği nimeti kendi aramızdaki anlaşmazlıklardan ve birlikte hareket edemememizden dolayı heba ediyoruz. Bu arazi bölünmeleri tarımsal anlamda verdikleri zarardan daha da ötesinde köyden kente göçü arttırmaları nedeniyle veriyorlar. Arazilerinin küçüklüğü nedeniyle ailesini geçindirecek kadar bir gelir elde edemeyen vatandaşlar, zorunlu olarak göç etmek zorunda kalıyorlar. Köyden kente göçün yol açtığı zararları, toplumda yol açtığı tahribatları da hepimiz biliyoruz. Yani bu durumun oluşturduğu zarar bir değil.
Bu nedenle acil önlem almak gerekiyor. Gerçi son zamanlarda tarım arazilerinin belirli bir yüzölçümünün altına inmesine izin verilmiyor. Bu güzel bir uygulama ancak, daha önceleri miras yoluyla bunun altına inmiş ve bugün atıl durumda olan çok büyük miktarlarda araziler var. Bu uygulamanın pratikte yol açtığı bir zarar da var. Yüzölçümü belirlenen miktarın altında olan araziler bu defa mirasçılar arasında sorun oluyor ve çoğu yerde bu arazilerde kaderlerine terk ediliyor. Hiçbir varis bu arazilere el atamıyor.
Bu nedenlerden dolayı önemli ölçüde arazi atıl durumda kalıyor, işleyeni olmuyor. Siirt’in etrafında şöyle bir gezebilirsek ya da drone görüntülerine bakabilirsek, ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. O nedenle bunlar içinde önlem almak gerekiyor. Çünkü günümüzde dünyada en değerli ve stratejik zenginlik toprak ve toprak mahsulleridir.
Önlem ne olur? Onu bu konunun uzmanları belirleyecek. Rahmetli Başbakanlarımızdan Bülent Ecevit’in toprak reformu projesi gibi bir uygulamaya mı gidilir, yoksa toprak sahipleri başka bir şekilde ikna mı edilir, uzmanların hazırladığı rapora göre karar verilir.