Ayhan Mergen

TIP FAKÜLTESİNDE SON DURUM NE?

Ayhan Mergen

Daha öncede belirttiğim üzere, tıp fakültesi bizim 10 yıl öncesinde hayal bile edemeyeceğimiz bir konuydu. 2001 yılında başlayan ve biraz da hayal mahsulü olarak görülen çalışmalar geçen yılın ilk aylarında ete kemiğe büründü ve geçen yıl bu aylarda YÖK Genel Kurulunda bulunan isteğimiz birkaç ay içerisinde gerekli bütün mercilerin onayından geçerek yaz aylarında artık bu tamam dediğimiz bir aşamaya geldi.

Ancak ülkemizdeki diğer birçok konu gibi, bir olayın onaylanması ve kesinleşmesi demek hemen hayata geçirileceği anlamına gelmiyor. O iş fiili olarak gerçekleşinceye kadar sıkı bir takip sürdürmek gerekiyor. Bizim örneğimizde tıp fakültemiz ilk öğrencilerini alıp eğitim ve öğretime başlayıncaya kadar bu işin peşini bırakmamak ve sıkı bir şekilde takip etmek olmalıdır.

Nitekim tıp fakültesinin kurulması diğer fakültelerin kuruluşlarından çok daha komplike bir olay. Çünkü hem uygulamalı hem de teorik eğitim gerektiren bir fakülte. Üstelik insan sağlığını ilgilendiren bir eğitim ve bu nedenle  her aşamasında çok iyi bir hazırlık yapmak gerekiyor.

Tıp fakültemizde ilk etapta eğitim ve öğretime başlanabilmesi için öncelikli  bir hastane ile laboratuvarların da içinde bulunduğu ve morfoloji binası olarak adlandırılan binanın olması gerekiyor. Diğer birçok ilde olduğu gibi ilimizde de mevcut devlet hastanesinin “afilasyon” çalışmaları olarak adlandırılan çalışmalarla tıp fakültesine dönüştürülmesine karar verildi.

Kasım ayında verilen bu kararın ve yapılan müracaatların sonu ne oldu? Henüz bu konuda bir bilgimiz yok? Ancak daha önceki yazılarımda da yeri geldiğinde belirttiğim üzere, bazı konular “Bana ne ilgili kurum var. O kurum ilgilensin” denilecek kadar basit konular değildir. O memleket için hayati bir önem taşıyan bu konularda herkesin  elinden gelen gayreti göstermesi gerekiyor. Bürokratı, siyasetçisi, sivil toplum örgütü ve neredeyse  o toplumda  yer alan herkesin elini taşın altına koyması ve ben ne yapabilirim sorusuna cevap araması gerekiyor.

İşte tıp fakültesi olayı da öyle bir olay. O kadar önemli ki, çalışmalarını yalnızca rektör, fakülte dekanı ve üniversite yönetimine bırakamayız. Hepimizin bu konuda yapabileceği bir şeyler vardır diye düşünüyorum. Bu konuda  il içinde ve il dışındaki bütün Siirtlilerin içinde yer alacağı geniş bir  işbirliği şarttır. Hızlı yol almak ve bu alanda sınıfta kalmamak için bunu yapmak zorundayız.

Bu arada halkımız arasında tabelanın asılması olarak adlandırılan afilasyon çalışmalarından bir an önce sonuç alınmasını ve bu çalışmaların gerçekleştirilmesini bekliyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları