Yemeklerden sebze ve meyvelere, hayvansal ürünlerden el sanatlarına kadar Siirt’in birbirinden güzel ve değerli çok sayıda ürünü bulunmaktadır.
Bugüne kadar bunların tanıtımını yeteri kadar yaptığımız ve ekonomik açıdan yararlandığımızı söylemek biraz zor.
Bugüne kadar bir iki istisna hariç tabiri caizse hep kendimiz çaldık, hep kendimiz oynadık. Yani ürünlerimizi kendimiz övdük ve yine kendimiz afiyetle yedik.
Oysa tanıtım yaptığımız takdirde elde edeceğimiz ekonomik katkının çok daha fazla olacağını hepimiz biliyoruz.
Tanıtım için de öncelikli olarak bu ürünlerin ilimize ait olduğunu tescil ettirmemiz gerekiyor.
Bu konuda geçmişte 1970’li yıllarda TSE’nin tiftik battaniyesinin standardını belirlemesi ve 2003 yılında Vali Nuri Okutan döneminde Pervari balı, Zivzik Narı ve perde pilav için coğrafi menşe tespitinin dışında bir çalışma göremiyoruz.
Ta ki bir kaç yıldan beri Ergün Demirhan yönetiminde Tarım ve Orman il Müdürlüğünün takdire şayan çalışmaları başlayıncaya kadar.
Bu çalışmalar sayesinde kıtelden iğbeys keeke kadar 15 ürünümüz Türk Marka ve Patent Kurumu tarafından tescil edildi.
Hedef tespit edilen 50 ürününün en kısa bir süre içerisinde coğrafi menşe tescillerini yapmak.
Bu çalışmalar da emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Ancak ilave de ediyoruz. “Evet, ama yetmez “diyoruz.
Bir yandan yurt içinde tescilli ürün sayımızı hızla arttırırken, öbür yandan da dünyaya açılmamız gerekiyor.
Bunun için de bu ürünlerimizi Avrupa Birliği nezdinde tescil ettirmeye başlayalım.
Bu arada ülke olarak Avrupa Birliği nezdinde tescilli ürün sayımızın da çok az miktarda olduğunu ve ancak yakın bir zamanda 15 e ulaştığını da belirteyim.