Başarılı, kaliteli hizmet bir ekip işidir.
En alt düzeydeki görevliden en üst düzeydeki sorumluya kadar, ekibi oluşturan tüm üyelerin senkronize olmaları, aynı heyecanı duymaları ve aynı çabayı harcamalarına bağlıdır.
Üst düzeydeki yöneticiden gelecek bir talimat, bir istek, bir domino taşı etkisi göstererek en alt düzeydeki personele kadar ulaşmalıdır.
Bu her zaman böyle oluyor mu? Maalesef hayır. Özellikle Siirt gibi bürokrasinin deneyim eksikliğinin yanı sıra, sirkülasyonun hızlı olduğu yerlerde bu uyum çok zor sağlanabiliyor.
Bu frekans farklılığına ilişkin olarak Siirt bürokrasisinden çok örnekler vermek mümkün.
Piramidin en üst noktasındaki yönetici büyük bir heyecan ve çalışma, başarılı olma isteği ile gelir ve göreve başlar.
Araştırmalara koyulur, çevreyi inceler, personeline danışır ve öncelikli ihtiyaçları belirler.
Özetle, yapacağı çalışmaları bir takvime bağlar ve bunlar çoğu zaman kamuoyu ile paylaşılır.
Ardından belirlenen onlarca proje için çalışmalara hemen başlanır.
Ancak daha ilk proje tamamlanmadan, tökezletmeler , pasif direnişler ve hatta engellemeler başlar.
Her bir engelleme, her bir pasif direniş tepe noktadaki yöneticinin çalışma arzusunu biraz biraz törpülenmeye başlar ve bir buz kütlesinin güneşte erimesi gibi erimeye başlar.
Sonuçta bir kaç ay içerisinde o arzu tamamen yok olur. Ne bir şey isteyen kalır, ne de bir çalıştıran kalır.
Alt tabakadaki personel artık istediğini elde etmiştir. Salla başı, al maaşı dönemi kısa zamanda tekrar başlar.
Kısa bir arşiv taramasında bile vaat edilip de başlanmayan ve bir daha da söz konusu edilmeyen projelerin ne kadar çok olduğu ortaya çıkar. Ben bile, ezbere yüzün üzerinde böyle proje sayabilirim.
Ama olan bu memlekete ve bu masum halka olur.
Umarım valimiz sayın Dr.Kemal Kızılkaya’nın sergilediği bu heyecan ve enerji azalmaz, daha da artar ve hatta ışık gibi çevreyi de aydınlatır.