Siirt ekonomisinin bel kemiği tarım ve hayvancılıktır. Tarıma el verişli arazilerimiz, hayvanların beslenmesi için uygun yaylalarımız var. Ancak ülke genelindeki sorun, Siirt’te de karşımıza çıkıyor; Birim başına aldığımız verimin düşüklüğü. Her zaman belirtiyoruz; Hollanda’nın arazisi Konya ilimiz kadar dahi değilken, tarım ve hayvancılıktan elde ettiği gelir bizim gelirle karşılaştırılamayacak kadar yüksek durumda.
Konunun uzmanı değilim ama, bu işin temelinde sanırım geleneksel tarım ile modern tarım arasındaki git gellerimiz yatıyor. Ne tam anlamıyla modern tarım uygulamalarını yapabiliyoruz ne de geleneksel tarımdan kopabiliyoruz. Geleneksel tarımı unutalım demiyorum, bunun iyi yönlerini örneğin, geçmişleri bin yıllara dayanan genetikleri ile oynanmamış tohumlarımızı göz ardı etmeyelim. Ama bunların tarımını yaparken de modern bilimden de yararlanalım.
Bugün tarımda ilerlemiş ülkeler çeşitli bilimlerden yararlanıyorlar. Yani disiplinler arası bir çalışma gerçekleştiriyorlar. Örneğin tarımsal çalışmalarda mutlaka meteorolojiden yararlanma yoluna gidiyorlar. Tarımsal faaliyetlerini meteorolojik verilere göre ayarlıyorlar. Ülkemizde de bu yönde bir çalışma var. Çukurova, Ege bölgeleri gibi tarımın geliştiği bölgelerde modern tarım işletmelerinin kulağı hep meteorolojiden gelecek verilere odaklanıyor.
Bölgemizde ve ilimizde, henüz bu alandaki hassasiyet yeterli düzeyde değildir. Çiftçimiz henüz meteorolojik verilerden tam anlamıyla nasıl yararlanacağını bilmiyor. Hatta birçoğu bundan yararlanılabileceğinden bile habersizdir. Bu konuda, bir bilinçlendirme, bir eğitim çalışmasının yapılmasında büyük yarar vardır. Bu konuda Siirt Üniversitesi Tarım ve Orman ile Meteoroloji Müdürlükleri arasında bir işbirliği yapılabilir.
Göreve geldiği günden bu yana teşkilatının üzerindeki ataleti atmaya, tarımsal üretime bir canlılık kazandırmaya çalışan Tarım ve Orman Müdürümüz Ergün Demirhan bu konuya el atacaktır diye umuyorum. Belki de ajandasında yapılacak çalışmalar arasında bu konuda vardır.