Ayhan Mergen

ŞUYUU VUKUUNDAN BETER OLDUĞU GÜNLER YAŞIYORUZ

Ayhan Mergen

Olağanüstü günlerden geçiyoruz. Dünya tarihinde görülmemiş bir durum. Belki dünya tarihinde daha beter, daha can alıcı salgınlar görülmüştür. Bununla ilgili olarak tıp tarihçisi bilim insanlarımız açıklamalar yapıyorlar. Konunun meraklıları için HABERTÜRK’ten Fatih Altaylı’nın tıp bilim tarihçisi bir bayan akademisyenin çalışmasından yararlanarak yazdığı iki makalesini öneririm.

Benim dünya tarihinde görülmemiş derken amaçladığım konu, içinde bulunduğumuz çağın iletişim imkanları ve bu imkanların nasılda amaçlarının dışında daha doğrusu bilerek veya bilmeyerek kötü amaçlarla kullanıldığıdır. Geçmiş asırlarda sosyal medya ve telefon bu kadar yaygın değildi. İnsanların haber alma imkanları oldukça sınırlıydı.

Coronavirüs salgının ülkemizde görülmeye başladığı tarihten bu yana, ortaya atılan söylentilerin çıkarılan dedikoduların bini bir para. Bazıları bu işi bilinçli yaparken, bazıları da iyi niyetli olarak bu dedikoduları ve asılsız iddiaları yayıyorlar.

Bu tür dedikodu ve iddialardan ürerken, korkan vatandaşın sorup soruşturacağı iki kesim vardır; birinci kesim yetkililer, diğer kesim ise gazeteciler. Vatandaş çoğu zaman yetkililere ulaşamıyor veya konumları gereği gerçeği söylemeyecekleri endişesiyle onlara sormuyor. Bu nedenle vatandaşı aydınlatmak ve gerçeği söyleyerek biraz da olsun rahatlatmak görevi gazetecilere kalıyor.

Gerçekten tamamen gerçeğe aykırı söylentiler yayılıyor ve insanlarımızın içinde bulundukları haleti ruhiyeleri nedeniyle de ilgi görüyor inanılıyor. Bir örnek vereyim; geçen gün yaklaşık bir hafta aradan sonra dışarıya çıktığımda, Çarşı Camiinin biraz üst taraflarında yürürken kaldırımda tanımadığım birkaç gencin tartışmalarını işittim. Biri diğerlerine iddialı ve ısrarlı bir şekilde ilimizde şu ana kadar 136 pozitif vakaya rastlandığını ve bunların önemli bir bölümünün de vefat ettiğini söylüyordu.  Dikkat edilirse sonu sıfırlı bir rakam vermiyor. İnandırıcı olsun diye 136 rakamını veriyor. Diğerleri mümkün olabileceği şeklinde onay verirken, bir tanesi de itiraz ediyordu. İtiraz eden genç benim oradan geçtiğimin farkına varınca bana yöneldi ve bunun doğru olup olmadığını sordu.

Zaten normal zamanlarda bile kaldırımda durup konuşmak yanlışken, bu dönemde daha büyük bir yanlışlık olduğunu bildiğim halde durup sosyal mesafeye de dikkat ederek durumun böyle olmadığını ve gereken her türlü önlemin alındığını anlattım.

Yine gecenin bir saatinde telefonla arayan bir yakınım bu gün corona’dan dolayı iki kişinin ölüp ölmediğini sorguladı. Ona da bunun bir yalandan ibaret olduğunu izah ettim ve şükürler olsun ilimizde bu satırların yazıldığı ana kadar bir ölüm olayının gerçekleşmediğini belirttim.

Gerçekten şuyuu vukuundan beter olduğu ve söylenen her şeyin doğruluğu sorgulanmadan gerçek olarak kabul edildiği günlerden geçiyoruz. Bu nedenle yalnızca resmi açıklamalara inanalım…

Yazarın Diğer Yazıları