40-50 yıl öncesine kadar Siirt’te erkek çocuklarının yeri, aile ve toplum içerisinde ayrı bir öneme sahipti.. Erkek çocuğun doğumundan itibaren bir kayırma ve ayrı bir muameleye tabi tutma işlemi başlar ve bu tutum hayat boyu devam ederdi.
Bu kapsamda çocuğun sünnet olayına çok önem atfedilirdi.. Çocuğun sünnet düğünü aile için ayrı bir mutluluk vesilesiydi.. O dönemlerde sağlık açısından bir zorunluluk yoksa, çocukların sünnetleri genellikle 3-4 yaşlarında iken yapılıyordu.. Bunu ağabeyinin amca veya dayısının yakın bir zamanda yapılacak olan düğünü için de erteleyenler oluyordu.. Bu nedenle çocuklar, bazen 5-6 yaşlarında yeni sünnet edilebiliyor ve iki düğün bir arada yapılıyordu.
İster bir büyüğün düğünü ile birlikte yapılıyor olsun, isterse tek başına düğünü yapılacak olsun sünnet düğünün hazırlıkları aylar öncesinden başlardı.. İl dışında bulunan yakın akrabalar davet edilirdi.. Hatta bu yüzden kış mevsimi tercih edilmezdi.. Aynı şekilde aşırı sıcaklardan dolayı da yaz mevsimi tercih edilmez ve sünnet düğünleri genellikle ilkbahar ve sonbaharda gerçekleştirilirdi.
Yapılan bir başka hazırlık ise çocuğun sünnet kıyafetlerini temin etmek konusundaydı.. Siirt’te sünnet kıyafetleri Anadolu’nun birçok yöresinde gördüğümüz geniş beyaz bir gömlek, bir kalpak, pelerin ve diğer parçalardan oluşurdu.. Maddi durumu elverişli olan aileler yeni kıyafetler almayı tercih ederken, bütçeleri buna elverişli olmayanlar ise yakın bir zamanda çocuğunu sünnet ettirmiş bir aileden bu kıyafetleri ödünç olarak alırdı.. Bazı kıyafetler yıpranıncaya kadar onlarca çocuk tarafından giyilirdi.
Sünnet düğünü genellikle iki gecede gerçekleştirildi.. İlk gece bayanlar arasında gerçekleştirilen kına gecesiydi.. Bu gecede bayanlar kendi aralarında çalıp söyler ve eğlenirlerdi.. Okunan türküleri önce sesi güzel bir bayan ya da Sabo Tete gibi tam anlamıyla halk ozanı olarak adlandırabileceğimiz bir bayan tarafından okunur, düğünde bulunan diğer bayanlar okunan mısraları koro halinde tekrarlardı. Bu düğünlerde bayanlar ayakta kol kola girerek döner ve türkülere eşlik ederlerdi.. Beriteyi diye adlandırılan bu oyunun ardından kına getirilir ve sünnet olacak çocuğun ellerine kına yakılırdı.. Kına gecesinde misafirlere çekirdek ağırlıklı karışık kuruyemiş ikram edilir ve ayrılırken de her bir bayana küçük zarflar halinde paketlenmiş kınalar verilirdi.
Ertesi gece genellikle Mevlidi Şerif okutturuldu.. Akraba ve komşuların davet edildiği bu mevlidi şerifleri bazı aileler akşam yemeği ikram edilecek şekilde düzenlerlerdi.. Akşam yemeğinin sunulmadığı davetlerde yatsı namazının ardından davetlilere gelmeye başlardı. Önce Mevlidi Şerif okunur, dualar yapılırdı.. Daha sonra saç ekmeği eşliğinde Siirt’e özgü cevizli helva ile tahin helva ya da yine ailenin maddi durumuna bağlı olarak baklava ve sarı burma gibi tatlılar ikram edilirdi.. İkramlar sunulduktan sonra çocuğun giysileri törenle giydirilir ve ardından sünneti gerçekleştirildi. Giysiler giydirilirken ve sünnet gerçekleştirilirken sürekli salavatı şerifler getirilirdi.
Bu konuya yarınki yazımızda devam edeceğiz.