Ayhan Mergen

SİİRT'İN SANAYİLEŞME VEYA SANAYİLEŞEMEME SERÜVENİ (2)

Ayhan Mergen

Siirt’in sanayileşme sürecini ele almaya devam ediyoruz.

Ancak Avrupa’da başlayan sanayileşmenin ülkemize de uzanması Siirt’i tahtından etti. Motorlu taşıtların artması, karayolu ve demiryolları ağlarının yaygınlaşmaya başlaması ile birlikte kervanlar ortadan kalktı. Siirt’in kara ve demiryolu ağlarının da uzağında kalması nedeniyle kuş konmaz kervan geçmez bir konuma geldi.

Adeta büyük bir kan kaybına uğradı ve büyük bir göç verdi. Tarım ve hayvancılık ile biraz da el sanatlarına bağlı küçük ölçekli bir ekonomiye sahip bir il haline geldi.

Bu durumdan kurtulmak için Osmanlı İmparatorluğunun son dönemleri ve Cumhuriyetin ilk yıllarında ciddi bir sanayi yatırımı olmadı.

Dilerseniz bu dönemde gerçekleştirilen çabaları Siirt Üniversitesine büyük katkıları olan Doç.Dr.Şerif Demir’in Cumhuriyet Döneminde Siirt adlı kitabından öğrenelim; “Siirt’te işletilen bir iki maden çıkarma işletmesi istisna tutulursa sanayi yok denecek kadar azdı. Şehirde yerel esnafa yaslanan sınırlı sayıda küçük imalat sanayi mevcuttu. Siirt’te uzun bir süre sanayi, basit el tezgâhlarından ileri geçmedi ve makineleşmeye dayalı bir sanayi teşekkül etmedi. Eski usullere dayalı  el emeği ile devam eden, kısıtlı üretim yapan ve şehrin ihtiyacını karşılamaya çalışan atölyeler mevcuttu. 1927 sanayi sayımına göre ilde toplam 314 işyeri vardı. Bu iş yerleri mütevazı ve şehre hitap eden toplam da 1278 kişinin çalıştığı iş yerleriydi. Siirt’te ilk kayda değer ilk yatırım 1929’da kurulan Yeni Hayat Un Fabrikası oldu. Siirt’in ileri gelenlerinden Yasin Aral’a ait olan fabrikada, şehrin ihtiyacını karşılamak için un üretimi yapılırdı. Bu tesis 1932 yılında Teşvik-i Sanayi Kanunundan faydalanan tek fabrikaydı.”

Bu konuyu ele almaya devam edeceğiz.

Yazarın Diğer Yazıları