Siirt’in tarihini aydınlatmaya yönelik olarak yapılan kazı çalışmalarını ve bu kazıların arkasındaki kahramanı anlatmaya devam ediyoruz.
O dönemde insanların bölgede yerleşik hayata geçtiğini ortaya koydu. Bu sonuç bölge tarihi açısından önemliydi.
Bu kazının ardından Ormanardı (Gırdara) Köyü Güsir Höyük kazısının başladığını görüyoruz.
Yine Doç.Dr.Sağlamtimur’un teşvik ve destekleri ile İstanbul Üniversitesinden bir grup bilim insanı tarafından gerçekleştirilen bu kazıda, höyüğün henüz orta tabakalarına inilmiş olmasına rağmen günümüzden 12.300 yıl öncesine kadar tarihlenen buluntular ele geçirildi.
Bu veri de çok önemli. Çünkü bilindiği üzere en eski yerleşim birimi olarak sunulan meşhur Gaziantep civarındaki Göbeklitepe’nin de geçmişi bu kadar yıla dayanıyor.
Yani bir başka anlatımla Siirt, en eski yerleşim yerlerinden birisidir. Güsir Höyük sona kadar kazılmış olsa, belki de en eskisi olduğu gerçeği ortaya çıkacaktır.
Bu iki kazıyı Çattepe (Tilenevro) kazısı takip etti. Bu kazıda Doğu Roma’nın Anadolu topraklarında yer alan en son kalesi ile yine Anadolu’da nehir üzerinde kurulmuş limanı ortaya çıkarıldı.
Anadolu ve Mezopotamya bölgelerinden gelen ürünler burada trampa ediliyordu. Bu nedenle burası bölgenin önemli bir ticaret merkeziydi.
Son kazı çalışması ise Siirt il merkezine 20 km. mesafede Başur Höyük’te yapıldı. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu daha doğrusu Anadolu ile Mezopotamya Bölgeleri arasında bir koridor, bir geçiş noktasını oluşturan bu höyükte nitelik ve nicelik olarak çok önemli eserler ele geçirildi.
Bu konuyu ele almaya yarınki yazımızda edeceğiz.