Özellikle yaz mevsiminde su sıkıntısı çekilen Siirt’te kent merkezinin altında toplam uzunlukları onlarca kilometreye ulaşan 6 su kanalı bulunuyor.
Bunlardan günlük olarak binlerce litre su boşa akıyor. Bir örnek vermek gerekirse, Ulu Camiinin altında bulunan su kanalının debisi ölçülmüş. Bu kanaldan 24 saatte tam 3000 litre su evlerin altında kayboluyor.
Susuzluk çekilen ve her gün tonlarca suyun cadde ile kaldırım sulamasında kullanıldığı, yine yüzlerce evin bahçesinde bulunan
bitkilerinde şebeke suyuyla sulandığı bir ilde bu suların değerlendirilmemesi hepimiz için bir ayıp.
Bu, bizim bu alandaki ilk ayıbımızı oluşturuyor. Bu alanda daha çok ayıplarımız var.
Bunların iki tanesi hariç, diğerlerinin kaybolmaya yüz tutmaları bu alandaki ikinci ayıbımızı oluşturuyor.
Üçüncü bir ayıbımız da görünür durumda olanların kapalı ve pislik içerisinde olması. Bu da üçüncü ayıbımız olarak kabul edilmelidir.
Son ayıbımız yine bu halen gezilebilecek kadar görünürlüğü olanları tanıtıcı levhaların olmaması oluşturuyor.
Sanırım çok fazla bir şey gerekmiyor. Ne büyük bir iş gücü ve ne de bol sıfırlı bir bütçe.
Bu suların değerlendirilmesi konusunda yapılacak çalışmalar belki biraz önemli bir yük oluşturabilir.
Ama diğerleri yani temizlik aydınlatma ve tabela konulması yerel imkanlarla ve çok küçük çabalarla sağlanabilir.
Bilmem sizlerde bu görüşüme katılıyor musunuz? Siirt için çok zor bir şey mi istiyorum?