Ayhan Mergen

SİİRT'E OLAN SAMİMİYETİMİZİ SEVSİNLER (1)

Ayhan Mergen

Siirt’i seviyor muyuz ?

Bu soruya muhatap olduğumuzda hepimiz hiç düşünmeden koro halinde “evet”  diye haykırırız..

Peki, bu böyle midir?

İtiraf edeyim ki ben bunun böyle olmadığı kanaatindeyim.. İstisnaları bir kenara bırakırsak toplumun önemli bir çoğunluğu %1’lik bir şahsi menfaatleri uğruna Siirt’in %99’luk menfaatinin üzerine basar geçerler.. Siirt’e olan sevgimiz menfaatlerimizin sınırları ile orantılıdır.. Onun dışında pek Siirt’i düşündüğümüz de yok ve uğruna kılımızı kıpırdatmayız.

Şöyle bir hafızanızı yoklayın.. Yukarıda belirttiğim şekilde davrandığını gördüğünüz onlarca kişi görmüşünüzdür.. Ben size ikisi içinde benim olduğum diğeri de sevgili hocamız Prof.Dr.Murat Erman’ın anlattığı üç anekdotu aktarayım.. Sanırım o zaman ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.

İlk anekdot 1976 yılında geçiyor.. Öğretmen Okulundan mezun olduk, atamalarımızı bekliyoruz.. Okul Müdürümüz Rahmetli Cevat Güneş, benimle birlikte birkaç arkadaşı okula çağırdı.. Öğretmen Okullarının kapatıldığını ve yerlerine iki yıllık eğitim veren yüksek okulların açılacağını ancak bu okulun Siirt’te açılmamasına karar verildiğini belirterek, bu konuda bir şeyler yapmamız gerektiğinin altını çizdi.

Onun önderliğinde yüksek okul açılması için kampanya başlatmaya karar verdik ve aramızda görev bölümü yaptık.. Hepimizi idealisttik, yüreğimiz kıpır kıpırdı.. Memleketimize bir yüksek okul kazandırmak için kolları sıvadık..  Arkadaşlarımızın bir bölümü şimdiki gibi kalabalık ve işlek olmayan Güres Caddesinde imza kampanyası yürüteceklerdi.

Bende kanaat önderlerini, siyasetçileri ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ederek, onlardan bu okulun açılması için dönemin Milli Eğitim Bakanına bir yazı yazmalarını isteyecektim.. Onlarca hemşerimizi ziyaret ettim.. Hepsinin cevabı olur seklinde oldu.. Tabii bunların kaçının gönderdiğini bilemiyoruz ama birinin hem milletvekilliği yapmış hukukçu bir hemşerimizin bugünkü değer ile 5 TL civarında olan telgrafı göndermediğini öğrendik.

İsimler önemli değil ve bu nedenle isimleri vermeyeceğim.. Bu eski milletvekili ve hukukçu ama aynı zamanda bir süre sonra yapılan seçimlerde tekrar aday olan ama seçilemeyen hemşerimizin bürosuna uğradım ve durumu anlattım.. Olur dedi ve bende teşekkür ederek çıktım.

Bu konuyu ele almaya bir sonraki yazımızda devam edeceğiz.

Yazarın Diğer Yazıları