Ayhan Mergen

SİİRT OLARAK BİR ARPA BOYU YOL MU ALMIŞIZ?  (1)

Ayhan Mergen

İnsanoğlu zaman içerisinde sahip olduğu olumlu şeylerin pek farkına varmaz. Gözü ve beyni daha çok ulaşmak isteyip de ulaşamadığı konularla uğraşır, tıpkı çocuğumuzun hep gözümüzde büyümemesi gibi. Aradan geçen yıllarla birlikte çocuğumuz kocaman bir insan olmuştur ama gözümüzde halen be-beklik veya ilk çocukluk dönemindeki gibidir.

Yaşadığımız kentlerimizin durumu da sanırım buna benziyor. Yaşadığımız beldedeki olumlu gelişmeleri hep göz ardı etmeyi ve sanki ezelden beri hak ettiğimiz şeyler olarak görmeyi tercih ediyoruz. Oysa yakın bir zamanda bu nimetlerin büyük bir bölümüne hasrettik ve onlara kavuşmayı çoğu zaman bir hayal olarak görüyorduk.

İsterseniz şöyle satır başları ile Siirt'in yakın geçmişini bir hatırlayalım:

a) Üniversitemiz 2007 yılında kuruldu. Bu tarihten çok evvel değil, şöyle 2005-2006'lı yıllarda birileri çıkıp üniversiteye kavuşacaksınız deseydi, bizim aklımızla alay mı ediyor diye düşünmez miydik? Üstelik öyle bir üniversite ki, fakültelerin şahı olarak nitelendirebileceğimiz tıp fakültesine kavuşmuş bir üniversite. 15 bin öğrencisi ve 1000'in üzerinde öğretim üyesi ve görevlisine sahip. Yabancı uyruklu öğrencileri de ayrı.

b) Eğitim, 30-40 yıl öncesine kadar köylerimizin çoğunda birleştirilmiş sınıflar yani birden çok sınıfı bir öğretmenin okutması çok yaygındı. Bugün, bu uygulama istisnai sayılar da devam ediyor. İlçelerimizin çoğunda lise yoktu. İl merkezindeki lise sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. Öğretmen ihtiyacı had safhadaydı. Bugün il merkezinde her türden lise mevcut. İlçelerimizde de genel ve mesleki liseler eğitim ve öğretim hizmeti veriyor. Öğretmen ihtiyacı büyük ölçüde karşılanmış durumda. Önceki yıllarda kırsal kesim-den il ve ilçe merkezine okumak üzere gelen öğrencilerin en büyük sorunu barınmaydı. Bu sorun hem il merkezi hem de ilçe merkezleri için çözülmüş durumdadır.

c) Doğalgaz, 40-50 yıl önce büyük şehirlerdeki hava gazı sistemine imrenirdik. Daha sonraları buralara daha kolay ve daha konforlu ve üstelik ucuz olan doğalgaz gelince, bu imrenmemizin kat sayısı arttı. Bugün il merkezinin büyük bir bölümü ile Kurtalan ve Tillo ilçemizde doğalgaza kavuşmuş durumdayız.

Odun ve kömür sobaları ile ısındığımız günleri hepimiz hatırlarız. Hepimiz bir odaya sıkışır kalırdık, yine de istediğimiz ölçüde ısınamazdık. Oluşturduğu kirlilik ve yol açtığı yorgunlukta cabası.

Bu konuyu ele almaya bir sonraki yazımızda sürdüreceğiz.

Yazarın Diğer Yazıları