Siirt Emniyet Müdürü Sayın Saruhan Kızılay, üç yılı aşkın bir süreden bu yana ilimizde Emniyet Müdür Yardımcısı, Emniyet Müdür Vekili ve nihayetinde de Emniyet Müdürü olarak görev yapmakta ve ilimize hizmet etmektedir. Sayın Kızılay, basın mensuplarıyla düzenlediği sohbet toplantısında bir çoğu “of the record” yani yazılmamak kaydıyla genel bir değerlendirme yaptı. O’nun bu isteğine saygı duyarak bizde bu toplantı ile ilgili gözlemlerimizi aktarmaya çalışacağız.
Sayın Kızılay’ın eskilerin nevi şahsına münhasır dedikleri, yani kendine özel kuralları olan ve bundan taviz vermeyen bir yapısı var. Kendiside sohbette sık-sık bunun altını çizdi. Bu özelliklerin başında kendi deyimiyle suyun üstünden değil de altından yüzerek, sessiz bir şekilde çalışmak ve propaganda yapmak yerine icraat yapmak geliyor. Popülist bir yaklaşımı yok. Doğru bildiği yolda samimi bir şekilde ilerlemeyi seviyor. Bu durumdan zarar görse de caymadığını belirtiyor. Hatta bu durumun ilerideki kariyerini de olumsuz bir şekilde etkilediğini ifade ediyor. Gerçekleştirdiği faaliyetleri adeta insanların gözüne sokarak duyurma yerine zaman içerisinde duyurulması yöntemini seçmiş.
1995 yılında da Siirt’te görev yapan Sayın Kızılay, değerlendirmelerinde zaman-zaman o yıllardaki Siirt’e de değindi. Aradan geçen yılların birçok alanda heba olduğuna da vurgu yaptı. Öncelikle hemen şunu söyleyeyim, bu tespite katılmamak mümkün değil. Kent olarak birçok alanda yılları müsrif bir mirasyedi olarak harcamakta bir beis görmedik. Bu nedenle spor dahil hemen her alanda Siirtlilerin kentlerine sahip çıkmaları gerektiğini belirtiyor.
Asayiş olaylarında büyük bir aşama kaydettiğimizi ve özellikle ev ile işyerlerinden hırsızlık olaylarında %30’lara varan bir azalma olduğunu belirtiyor ama hemen de vatandaşların ev ve işyerlerine kamera taktırmaları gerektiğini ifade ediyor. Sevindirici bir bilgiyi de bu arada alıyoruz. Sayın Kızılay’ın ifadesine göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde en fazla kameraya sahip il Siirt. Asayiş ve benzeri olayların önlenmesi açısından çok önemli bir konu.
Toplantıda havai fişeklerden maske takmaya kadar hemen her konuya değinildi. Hepsini tek-tek ele almak mümkün değil. Ancak spor konusuna birkaç cümle ile değinmek gerekiyor. Spor müsabakalarında güvenlik güçlerinin almak zorunda olduğu kadar önlem aldıklarını belirten Sayın Kızılay, seyircinin tahriklere kapılmamasını ve hiçbir zaman centilmenlikten uzaklaşmaması gerektiğini belirtiyor. Almak zorunda oldukları ve bazılarına göre sert görünen önlemler sayesinde ceza almadığımızı ve bugün üçüncü ligde mücadele ettiğimizi belirten Kızılay, kurum olarak bedeli ne olursa olsun fatura kendisine çıksa bile, yasaların emrettiği bütün görevleri yerine getireceklerini söyledi. O bunları anlatırken benim aklıma Arapça sık-sık kullandığımız bir atasözü geldi. Güldürdükleri yere değil, ağlattıkları yere gidin diye ve çok beğendiğim bu atasözü aslında Sayın Kızılay’ın söyledikleri ile örtüşüyor. Maçın atmosferi nedeniyle alınan önlemler o anda bize sert ve haksızlık yapılmış gibi gelse de sonu mutluluktur.
Sayın Kızılay’ın sohbet toplantısı yararlı oldu. Kendisine ve ekibine teşekkür ederim.