Coronavirüs salgınıyla mücadele bütün dünyada amansız bir şekilde sürdürülüyor. Ülkemizde ve ilimizde de bilim insanları bizleri sürekli uyarırken, fedakâr sağlık çalışanları kendi hayatlarını tehlikeye atarak bu mücadeleye devam ediyorlar. Her biri birer kahraman olan bu sağlık çalışanlarına karşı tüm insanlık çok şey borçluyuz ve bunu birkaç defa dile getirdim, getirmeye de devam edeceğim.
Şükürler olsun bu amansız mücadelede insanlık her geçen gün daha iyi bir duruma geliyor. Hemen hemen birçok ülkede görülen dehşet görüntüler meydana gelmiyor, mücadele belirli bir hıza kavuştu. Bu hızla birlikte salgın gerilemeye, ölüm ve pozitif vaka sayıları azalmaya başladı. Ülkemizde ve ilimizde yürütülen bu mücadelede bulunduğumuz konum itibariyle ne kadar şükretsek de azdır diye düşünüyorum.
Ancak daha önceki bir yazımda da belirttiğim gibi, bu mücadele tek taraflı bir mücadele değildir. Mücadelenin iki ayağı bulunmaktadır. Bu ayaklardan birinin eksik olması ya da aksaması halinde bu mücadelenin başarı yüzdesi azılıyor. Bu ayaklardan birini oluşturan sağlık kurumları üzerlerine düşen görevi yukarıda da belirttiğim gibi alkışlanacak bir performansla yürütmektedirler.
Ama ya bizler? Bu mücadelenin ikinci ayağını oluşturan bizler; ben, sen, biz, siz, onlar yani toplum. İşte sorun burada başlıyor. Yapılan bütün uyarılara rağmen bazı insanların adeta inadına-inadına bu kurallara uymadıkları görülüyor. Halen bazı aklı evveller bana bir şey olmaz havasında, güya hava atıyorlar.
Bu tiplere her yerde rastlamanız mümkün. Marketlerde, alışveriş yerlerinde, cadde ve sokaklarda. Şöyle bir Güres Caddesine çıkın, neredeyse kol kola girmiş ve yol boyu sohbet etmekte olan birçok insana rastlarsınız, üstelik maske falan da takmadan. Markete girin, daracık bir alanda onlarca kişinin sosyal mesafe kuralını takmadan alışveriş yaptıklarını, kasaların önünde öbek-öbek toplandıklarını görürsünüz.
Gerçekten bu tiplere şaşırıyorum. Yapılan bunca uyarı, izlenilen bunca görüntü bunları hiç mi etkilemiyor? Bunlar kendilerini ve ailelerini düşünmüyorlarsa toplum sağlığını ve bu sağlığı korumada canla başla çalışan sağlık çalışanlarını düşünsünler. Toplumun sağlığını bozup onlarında iş yükünü arttırmasınlar.
Gerçi kendi hayatını düşünmeyen ve dert etmeyenin başkalarının durumunu dert etmesi pek mantıklı gelmiyor ama, bir de böyle bir çağrıda bulanalım.