Meşhur bir fıkradır. Adamın biri avukata gider heyecanla davasını anlatmaya başlar.
O anlattıkça avukatın yüzünde güller açar ve sevinçle söze başlar
-Hemen notere gidin vekaletname hazırlayın, bu davayı kesin kazanacağız” der.
Adam teşekkür eder ve dava açmayacağını belirtince avukat şaşırır ve sorar;
Adamın cevabı gayet basit;
- Haklısınız. Ama ben olayı karşı tarafın bakış açısıyla anlattım.
Bu fıkrayı neden anlattım?
Çünkü sağlıktaki kangren olmuş iki konuyu çözen ekipten değil, karşı olan ve veryansın eden kesimden duydum.
Bilindiği üzere, eski statüsü ile Siirt Devlet yeni statüsü ile Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kamu Hastaneleri Birliğine bağlı iken, uzun yıllar sık sık değişen başhekimlerle yönetildi. Bu durum da doğal olarak beraberinde personel de bir lakayıtsızlık ve hizmetlerde aksaklıklara yol açtı.
İşe gitmeyen, gidip görev yapmayan vatandaşa kötü davranan personel sayısı arttı.
Bu gidişat hastanenin tekrar sağlık müdürlüğüne bağlanması ve Prof.Dr.Selahattin Vural'ın başhekim olarak göreve başlaması ve Sağlık Müdürü Dr.Erol Emre Ömür'ün büyük desteği ile yavaş yavaş düzelmeye başladı.
Ancak personelin çalıştırılmasına yönelik bu çabalar sık sık hepimizin bildiği baskı unsurları tarafından aksatıldı ve durduruldu.
Başhekimliğe doktor öğretim üyesi kardiyolog Dr.Çağdaş Kaynak’ın atanması ile hızlandı ve daha uyumlu bir şekilde gerçekleştirilmeye başladı.
Dr.Ömür ve Dr.Kaynak güzel bir ikili oldular. Yanlışlıkları düzeltmek ve hizmet kalitesini yükseltmek isteyen bu ikilinin önünü açan gelişme oldu.
Yine bu gelişmelerden rahatsız olduğunu açıkça belirten kaynağım, yeni Valimiz Dr.Kemal Kızılkaya ile milletvekili Mervan Gül'ün bu ikiliye destek verdiğini ve bu konudaki şikayetleri önemsemediğini belirtti.
Bu ikilinin çözdüğü ve yıllardan beri herkes tarafından bilinen ancak el atılmayan iki soruna gelince;
Hastanede fazla mesaiye bir düzenleme getirmişler.Bu düzenleme sayesinde hizmette hiçbir aksama olmadan kamunun aylık 300 bin lira tasarruf etmesi sağlanmış.
İkincisi ve daha önemlisi, hemşire sorununu çözmüşler. Hastanede büyük ölçüde hemşire sıkıntısı yaşanırken, 60ın üstündeki ebe ve hemşire Sağlık Müdürlüğü ve diğer birimlerde atıl durumdaydılar. Yukarıda belirttiğim gibi, baskı unsurları bunların görev yerlerine gönderilmesini engellemekteydiler.
Bunlar şimdi hastanede görev yapmaya başlamışlar ve bu sayede hastanedeki hemşire sıkıntısı da giderilmiş oldu.
Kaynağım bu iki gelişmeyi de eleştirdi. Hangi vicdanla bilemiyorum? İzahını yapamıyorum.
Ama sanırım ehli vicdan sahibi personel ve özellikle vatandaşlar bu gelişmelerden memnundurlar.