Toplum vicdanın sıkça yaralandığı örneklerle dolu bu durumu ele almaya devam ediyoruz.
Benzeri durumlar çok sık yaşandığı için vatandaş en doğal hakkını bile isterken referans kullanmak istiyor. Adeta bilinçaltına işlenmiş.
Dolayısıyla vatandaşı bu tutumundan dolayı ayıplamamak ve hoş görmek gerekiyor.
Asıl sorun referans olanların tutumunda. Bu kesimin tamamına kendilerinden destek istenilen konuyu incelemeden, iyice araştırıp vicdani muhasebesini yapmadan balıklama atlar gibi gerekli girişimlerine başlıyor.
Gerçekte bunun böyle olmaması gerekiyor. Kişinin referans olması istenilen olay veya konuyu yasalar ahlaki açılardan incelemesi ve sonucun olumlu çıkması halinde girişimler başlatılmalıdır.
Örneğin adam günlerce göreve gitmemiş, hakkında yasal işlem başlatılınca eteği tutuşuyor. Hemen onu kurtaracak bir dayı arayışına giriyor ve maalesef çoğu zaman o dayı “ Bu adam soruşturmayı hak ediyor. Ben nasıl devreye girip soruşturmayı kapatın derim?” demiyor ve ricacı olabiliyor.
Bir başka örnek adam bir üst görev istiyor. Ancak ne şartları tutuyor ve ne de kapasitesi yeterli. Fakat yine destek olacak birilerini bulabiliyor. Üstelik bu destekçiler adamın yetersizliğini bilmelerine rağmen bu desteği vermekten geri kalmıyorlar.
Bu örnekleri günlük hayatta yaşanan sorunlar içinde düşünebilirsiniz.
Daha birçok örnek sıralanabilir. Ama özetle burada mihengi noktasını destek veya referans olanlarda. Herkes kendi gerçek durumunu bilemeyebilir, bilse bile menfaatinin duygularının önüne geçmesini engelleyemeyebilir. Bu bir yerde doğal bir durum.
Bundan dolayı esas nokta böyle durumlarda aracı olmaya kalkışanlarda. Onların birine referans olma veya bir sorunu çözme işine girişmeden önce durumu iyice araştırmaları ve ona göre bir tutum takınmaları gerekir.