Çocukluk yıllarımızda sokaklar daha hareketli, daha canlı ve daha eğlenceliydi ve adeta cıvıl cıvıl kaynıyordu.
Ayı oynatıcıları sokak sokak dolaşarak gösteri yapıyorlar ve ayılara çeşitli taklitler yaptırıyorlardı.
Yüksek sesle yoğurt, süt ve alıç satan köylü kadınları,
Deprem, yangın, sel ve benzeri büyük afetlerden sonra yazılan ağıtları tek sayfaya basıp yüksek sesle okuyarak sokak sokak dolaşıp satanlar,
Sabah erken saatlerde sıcak sıcak simit satmaya çalışan çocuklar,
Gün boyu başlarındaki tepside halka tatlı satan çocuklar,
Yine gün boyu haşlanmış nohut satıcıları ayrı bir hava katıyorlardı sokaklara.
Şemşeker satıcıları ayrı bir renk katıyorlardı,
Yaz mevsiminde etrafı buz dolu fıçılar içinde dondurma satanlar,
Şubat ayından itibaren cigor bayramı için meşale (suke) satan köylüler,
Çarşamba günü sinemalarda düzenlenen bayanlar matinesinde gösterime girecek filmlerin afişleri asılı tahtayı taşıyarak sokak sokak dolaşıp bayanları davet eden gençler.
Ayrıca, bunların elinde tenekeden yapılmış bir megafonla filmlerin tanıtımını yüksek sesle yapıyorlardı.
Hayvanların sırtında odun satan köylüler,
Ve artık günümüzde tekrar satılmaya başlanan pamuk şekeri ile elma şekeri satıcıları.. Üç tekerlekli arabada anında pamuk şekerinin yapıp satıyorlardı.
Şimdi sokaklar sessiz ve adeta mahzun.