Önlemler ve yasaklar her zaman için insanın yaşantısını olumsuz bir şekilde etkileyen ve hatta bir yerde kısıtlayan kararlardır. Bu nedenle pek hoş karşılanmazlar ve insanlar genellikle bunlara uymak istemez. Ancak genel olarak bunların hepsinin gelecekte yine insanlara yararlı olduğu da bir gerçek. Hatta bunların bazıları toplumda yerleşmiş yanlış olan veya yanlış uygulanan bazı alışkanlıkların da gözden geçirilmesine vesile olurlar. Coronavirüs salgını nedeniyle alınan önlemlerin bazıları bu türden kararlardır. Örneğin son yaklaşık son 20 yıldan beri ilimizde yerleşik hale gelen iftar yemekleri bunlara güzel örnektir. İftar sofralarının amacı gerçekte fakir ve zenginin bir sofra etrafında buluşmasını sağlamak iken, bu sofralar ilimizde yalnızca zenginlerin bir araya geldiği sofralar oluyordu. Üstelik bu sofraların düzenlenmesinden tüketilmesine kadar her türlü israf yapılıyordu. On-on beş kişinin bir arada iftarlarını açtıkları bir sofranın bedeli ile nerdeyse bir iki ailenin Ramazan ayı boyunca yapacakları harcamalar yetiyordu. Gerçekten vicdanları sızlatan bu durumu eleştiren çokça yazıyı geçmiş yıllardaki Ramazan aylarında yazdım. Bu yasaklama kararı ile bu israftan da kurtulmuş olduk. Yani Coronavirüs salgınından korunmaya çalışırken gün boyu aç kaldıktan sonra, o zengin sofralarda bir anda midemizi tıka basa doldurarak yine kendi sağlığımızı bir başka şekilde tehlikeye atmaktan da kurtulduk. Gerçekten çok iyi oldu. Bu sofralar içim harcanacak olan paraların cebe konulmaması gerekir. Bu paralar maddi yardıma muhtaç ailelere gıda veya nakit olarak ulaştırılması gerekiyor diye düşünüyorum. Bu konuyu ileriki günlerde detaylı bir şekilde ele alırız.