Ayhan Mergen

OHAL'İMİZİ DEĞİL, SIKIYÖNETİMİMİZİ İLAN EDELİM

Ayhan Mergen

Yaşları 60 civarında olanlar geride bıraktıkları yılların önemli bir bölümünü sıkıyönetim ve olağanüstü hallerle geçirdiler. Uzun günler ya tam gün ya da günün belirli bir bölümünde evlerde kalmak zorunda kaldık.

Siirt’te hatırladığım ilk sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı 3 Mayıs 1970 yılında oynanan Siirt Gençlik Spor-Adana Milli Mensucat maçının ardından çıkan olaylar ve konulan bir gecelik sokağa çıkma yasağıdır. Ardından 1978 yılında başlayan ve sıkıyönetim ile gelen OHAL geldi ve bu dönem 20 yıldan fazla sürdü. 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından konulan OHAL’İ saymıyorum. Çünkü onun diğerleri gibi vatandaşın günlük normal yaşantısına olumsuz bir etkisi olmadı. Bütün bu dönemlerde günlük yaşantımız hep aksadı, özgürlüklerimiz kısıtlandı. Zaman zaman hakaretlere uğradık, arzulanmayan ve insan onuruna yakışmayan davranışlarla karşılaştık. İstediğimiz gibi hareket edemedik. Bunların hepsi tabiri caizse hep dipçikler sayesinde oldu. Şimdi de özgürlüklerimizin kısıtlanması gereken bir durumla karşı karşıyayız. Kendi sağlığımızı, yakınlarımızın ve tüm toplumun sağlığını korumak için uymak zorunda olduğumuz kurallar bunlar. Özgürlüğümüzü kısıtladığımız ve kendimizi evimize hapsedip hijyenimize dikkat ettiğimiz oranda bu belayı daha kısa sürede def ederiz. Hepimizin bu işin ciddiyetini anlamamız ve yapılan uyarılara harfiyen uymamız gerekiyor. Bunu hem din, hem yasal, hem de insani açıdan yapmak zorundayız.

Evet, hepimiz kendi olağanüstü halimizi değil, bir adım daha ötesi olan sıkıyönetimimizi ilan etmeliyiz. Bu beladan kurtulmanın tek formülü bunları yapmak ve biraz da yaşantımızı gözden geçirip kendimize gelerek yanlışlarımızdan vazgeçmektir. Unutmayalım sayılı günler çabuk geçer ve bu günlerde geçecek.

Yazarın Diğer Yazıları