Ayhan Mergen

NUSH İLE USLANMAYANIN HAKKI

Ayhan Mergen

Kimse kızmasın ve darılmasın, ülke genelinde coronavirüs salgının azalma eğilimine girmesine karşılık Güneydoğu Anadolu ile Trakya illerinde bu azalmanın gerçekleşmemesi kanıma dokunuyor. Üstelik işin ilginç bir başka yönü de, büyük metropollerde bu iki bölge insanlarının yoğun olarak yaşamlarını sürdükleri semtlerde de pozitif vaka görülme oranları diğer semtlere göre de daha yüksektir.

Hepimizin oturup uzun-uzun bu durumun nedenlerini düşünmesi gerekiyor. Bizde neden daha yüksek oranda pozitif vakaya rastlanıyor? Bunun ekonomi ile şununla-bununla hiçbir ilgisi yok. Tek neden, bizden birilerinin bütün dünyayı iki büklüm eden çok sayıda insanın ölümüne neden olan ve artık herkesin bir felaket olarak kabul ettiği bu coronavirüs salgınına aklınca meydan okuması ve bana bir şey olmaz anlayışına girmiş olmalarıdır.

Bunun yanlış ve tehlikeli olduğunu hemen her gün izlediğimiz veya çevremizden duyduğumuz onlarca habere rağmen bir türlü anlamak istemiyoruz.  Yine market ve alışveriş yerlerine dalıp sanki yangından mal kaçırır gibi alış veriş yapıyoruz. Semt pazarına dalıp o kalabalıkta biraz daha güzelini bulmak amacıyla meyve sebze arayışına giriyoruz. Her iki yerde ne uyaran var ve nede uyarı yazıları var. Aslında olması  da gerekmiyor. Çünkü bu durumun yanlışlığını hepimiz en ince detayına kadar öğrendik.

Yine yaşlılarımız ellerini kollarını sallayarak dışarılarda gezebiliyorlar. 20 yaş altı gençlerimiz ve çocuklarımız yine sokaklarda cadde ve çarşılarda rahatça turlar atabiliyorlar. Sanki Londra’daki herkesin istediği konuşmayı özgürce yapabildiği Hyde Parktaymışlar gibi özgürce dolaşabiliyorlar. Arada bir polis ekipleri uyarı anonslarını yapıyorlar. Ama sağ olsunlar hiç kimse bu uyarıları üzerine almıyor.

Buna bir son vermek gerekiyor. Herkesin özgürlüğü diğerinin özgürlüğünün başladığı yerde biter. Bu nedenle kimsenin bir başkasının hayatını tehlikeye atmaya hakkı yoktur. Bunca uyarı ve görüntüden duyumdan herkesin gereken nasihati alması dini yasal ve insani açılardan şart. O nedenle Ziya Paşanın o meşhur deyişini hatırlamamak mümkün değil.”Nush ile uslanmayanın hakkı …….”Denetimlerin sıklaştırılarak bireye özel yapılması ve yapılan  bütün uyarılara rağmen yine bildiği gibi davranmaya devam eden birkaç vatandaşın, bütçeyi sarsmayacak kadar küçük miktarlarda olan Kabahatler Kanununa göre cezalandırılması sanırım caydırıcı olur.

Bu salgının önlenmesinde sağlık teşkilatı ile birlikte büyük emek harcayan Valimiz Sayın Ali Fuat Atik’in dikkatlerine sunulur…

Yazarın Diğer Yazıları