Ayhan Mergen

NOSTALJİDE KALAN BİR KÜLTÜR MİRASI 'MELEDE ATEŞİ'

Ayhan Mergen

Şair, hayali bile cihana değer demiş. Gerçekten de her insanın geçmişinde her zaman hatırlamak istediği ve her hatırladığında ilk günkü heyecan gibi heyecan duyduğu anlar vardır. On bir ayın sultanı mübarek Ramazan ayını bir kez daha karşılamaya hazırlandığımız bu günlerde melede ateşi işte öyle bir duygu.

O günleri yaşayan bizler duyduğumuz o heyecanı, yaşadığımız o tatlı telaşı unutmaması mümkün müdür? Nice on yıllar daha geçse bile unutmamız mümkün değildir. İsterseniz bilmeyenler için şöyle bir melede ateşini kısaca özetleyelim.

Melede ateşi, iletişimin ve ulaşımın bu kadar yaygın olmadığı astronomik hesapların olmadığı dönemlerde Ramazan ayının başlamasının işareti olan hilalin görülmesini çevre yerleşim birimlerine haber vermek ve bundan daha önemlisi bu önemli ibadetin genç kuşaklara sevdirmek, benimsetmek amacıyla yakılan bir ateşti. Ramazan’dan bir gün önce, yani arife günü, vatandaşların mezarlıkları ziyaret ederek vefat etmiş yakınları için dualarını yaptıktan sonra akşam namazına doğru her mahallede uygun olan bir alanda yakılırdı.

Bu alanlarda genellikle mahallenin meydanları olurdu. 4-5 yaşlarındaki çocuklardan 18-20 yaşlarındaki gençlere kadar hemen herkes bu alanda toplanır, toplanan çalı çırpı ve ince ağaç dalları bir kule şeklinde dizilerek üzerine gaz yağı döküp tutuşturulurdu. Çocuklar ve gençler yaklaşık bir saatten fazla bir zaman, yani ateş sönünceye kadar orada kalıp kendi aralarında sohbet eder, eğlenirlerdi. Ateşin alevi iyice geçtikten sonra da üzerinden atlanırdı.

En yüksek kuleyi yapmak mahalleler arasındaki en büyük rekabetti. En yüksek melede’yi yapan mahallenin gençleri bundan dolayı bir üstünlük sahibi olur ve gurur duyarlardı. Kendi mahallerindeki melede’nin etrafında toplanan gençlerin bir gözü de gökyüzündeydi. Diğer mahallelerin melede’lerinden yükselen alev ve dumanları gözlemlerdi.

Daha önceki dönemlerde melede ateşi için çalı çırpıların nasıl temin edildiğini anlatmıştım. Bir başka gün yine anlatarak yeni neslin bilgisine sunarız. Ama özetlemek gerekirse melede ateşi için çalı çırpı toplamadan kule yapımına ve tutuşturmaya kadar her anı heyecan ve mutluluk doluydu. Yıllar geçse de o anları unutmak mümkün değil.

Yazarın Diğer Yazıları