Yüce yaradanımız Allah’u Teala, bize bir nimet olarak bin bir çeşit bitki yaratmış.. Kimini besin olarak tüketiyoruz, kimini ilaç olarak kullanıyoruz.. Kimileri de evimizi güzelleştirmeye, güzel kokmasını sağlamaya yarıyor.
Gül gibi kimi bitkileri her üç amaçla da kullanabiliyoruz.. Gül’ü reçel ve lokum gibi tatlılarda kullanırken, kendisi ve suyu bizim ve evimizin güzel kokmasını sağlıyor.. Gülün kozmetiğin yanı sıra ilaçlarda kullanıldığını da biliyoruz.
Sizleri bilmem ama bana kalırsa güzelliği ve kokusu itibari ile en az gül kadar güzel bir çiçek de nergisdir.. Minnacık olmasına rağmen, bakıldığında sarı beyaz renkleri insanın gönlünü ferahlatan bir yapısı var. Kendisine has kokusu ile de apayrı bir güzelliğe sahiptir.. Koklamaya doyulamayacak kadar güzel bir kokuya da sahiptir.
Bu güzel çiçeğin bir başka özelliği de umut vaat edici bir yönünün bulunmasıdır.. İlimizde genel olarak Şubat ayının ikinci yarısından itibaren bu güzelim çiçek tabiatta kendiliğinden boy göstermeye başlıyor.
Özellikle geçmiş yıllarda uzun, zor ve sıkıcı geçen bir kış mevsiminin ardından nergisler olgunlaştı mı, insanlar artık baharın yakın olduğunu bilir ve içlerindeki o kasvet dolu duyguları atarlardı.. Kışın artık geride kalmakta olduğunu, sıcak ve güzel bahar günlerinin yakında geleceğini bilirlerdi.
Nergislerin yetişmesinin bir başka yönü de artık piknik döneminin başladığını müjdelemesiydi.. Bu mevsimde genelde gençler özellikle Taşbaşı yani Rasıl Hacar mevkiine gider ve burada piknik yaparlardı.. Dönerken de mutlaka bu alanda yetişen ve görünüm ile kokusunun güzelliği nedeniyle diğer nergislerden daha kaliteli olan bu nergislerden bolca toplarlardı.
Bu nergisler birkaç gün evlere güzel koku ve görünüm sağlarlardı.. Nişanlı olan gençler bu nergisleri nişanlılarına gönderirlerdi.
Bu güzelim çiçeğin bu kadar kusur kadı kızında da olur misali bir tek kusuru var.. O da ömrünün çok kısa olmasıdır.. Havalar ısındı mı nergislerde hemen soluyor.