Biz insanlar kolay kolay tatmin olabilen insanlar değiliz ve en ufak bir sıkıntıya dahi gelemiyoruz.
Bir sorunla karşılaştığımız zaman, hemen çözüme kavuşturulmasını isterken, geçmişte aynı ve benzer bir sorunla karşılaştığımızı ve hatta o sorunu çok daha şiddetli bir şekilde yaşadığımızı unuturuz.
Dilerseniz, bu konuyu birkaç örnekle ifade edelim.
Hasta olduğumuzda istediğimiz hizmeti zamanında ve kaliteli bir şekilde alamadığımız zaman isyan bayrağını çekeriz.
Oysa, yaşları 50 ve üzerinde olanların çok iyi hatırlayacakları gibi, geçmiş yıllarda bir pratisyen hekime muayene olabilmek için 3-4 gün günümüzün Aile Sağlık Merkezi olan Sağlık Ocaklarına taşınırdık.
Yine geçmişte il merkezinde uzman doktor bulunmadığını, dahiliye, cerrah, çocuk ile kadın doğum uzmanının görev yaptığı aylarda kendimizi şanslı görürdük.
Her gün çok sayıda hasta vatandaş, refakatçisi ile birlikte başta Batman ve Diyarbakır illeri olmak üzere, yurdun dört bir yanına giderdi.
Oysa bugün, özel hastane ve ilçelerle birlikte değişik branşlarda 200’e yakın uzman doktor görev yapmakta ve il dışına hasta sevkleri minimum düzeye inmiş durumda.
Bir diğer konuyu ulaşımdan verebiliriz. Yine yaşları 50’nin üzerinde olanların çok iyi hatırlayabilecekleri gibi, otobüsle Diyarbakır’a 5-6, İstanbul’a 36-37 saatte giderdik ve hava ulaşımımız zaten yoktu.
Günümüzde bu süreler ortalama %50 civarına inmiş ve aksamalı olsa bile hava ulaşımına kavuştuk.
Buna rağmen, dakikalık aksamada bile bağırır, çağırır adeta isyan ederiz.
Bir örnekte iletişim sektöründen. Değil her bireyde, her evde bile telefon yoktu ve her mahallede ancak bir kaç evde telefon bulunuyordu.
Şehir içi ve şehirlerarası telefon görüşmelerini santral memurları aracılığıyla ve dakikalar, hatta saatlerce bekledikten sonra sağlayabiliyorduk.
Hatta, Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesinde okurken, komşu evdeki telefon aracılığıyla Kızılay’daki bir PTT Şubesinde 6 saat beklediğimi hiç unutmuyorum.
Günümüzde cep telefonu her yer ve zamanda emrimizde. Ancak buna rağmen, bir iki defa çevirdiğimizde hat düşmese hemen kıyameti koparırız.
Yanlış anlaşılmasın, elbette insanoğlu mahlûkatın en şereflisi olarak her türlü hizmetin en iyisine layıktır. Ancak, en ufak bir sorunu da büyüterek, psikolojimizi bozmayalım.