Galiba zaman içerisinde bir çok kavram önemini yitiriyor. Bir kaç yıl öncesine kadar büyük önem verdiğiniz ve uğraştınız bazı şeyler zaman içerisinde sıradanlaşıyor.
Kış mevsimi de bu sıradanlaşan konulardan birisi. Daha doğrusu mevsimin kendisinden çok kış hazırlıkları artık neredeyse kalmadı gibi. Ne odun temin etmek kaldı ve ne de kömür. Bugün il merkezinin önemli bir bölümü doğalgazla ısınıyor. Dolayısıyla daha önce birkaç günü alan odunu satın alma, evin önüne getirme, motorlu hızarlarla kestirme ve baltalarla parçalama işlemine de gerek kalmadı. Hatta kömürün hiç kullanılmadığı dönemlerde odun ihtiyacı çok daha fazla olduğu için birçok hemşerimiz Orman İşletmesinden satın aldığı odunları kırsal kesimdeki odun depolarından kendisi tuttuğu kamyonlarla getirtiyordu.
Yine aynı şekilde geçmişte, bugünlerde hummalı olarak yapılan işlerden biri de kavurma ve sucuk yapımıydı. Bugün kışlık kavurma kavramı neredeyse unutuldu gibi. Oysa, eskiden ailenin maddi durumuna ve nüfus sayısına göre birkaç baş koyun alınırdı. Bu koyunlar ailedeki hanımlar tarafından el birliğiyle doğranarak kavurmalık hale getirilirdi. Daha sonra evin avlusunda odun ateşi üzerine oturtulan büyük bakır kazanlara konularak pişirilirdi. Kavurmalık et eve getirtilmeden önce evin evli kızları, çocukları ile birlikte baba evine davet edilirdi. Kavurmanın pişirildiği günde özellikle kavurmanın kemikleri ve boyun tarafları pirinç pilavı ile pişirilirdi. Bu yemeğe ailenin damatları da davet edilirdi. Damatlar akşam yemeğinden sonra hanımlarını ve çocuklarını alıp giderlerdi.
Unutmaya başladığımız en azından evde yapımını unutmaya başladığımız bir başka şeyde sucuk yapımıydı. Maddi durumu iyi olan her aile mutlaka kışlık sucuk yapardı. Bunlar içinde kavurma kadar olmasa da önemli miktarda et alınırdı. Et yıkanıp el yardımıyla çalışan et doğrama makineleri aracılığıyla kıyma haline getirilirdi. Baharatı katıldıktan sonra yine bu makineler aracılığıyla daha önce temizlenmiş ve yıkanmış bağırsaklara doldurulurdu. Daha sonrada bu sucuklar evin bol hava alan bir yerinde asılarak kurumaya bırakılırdı. Tabi ki bunların asıldığı yerin kedilerin musallat olamayacakları bir yer olmasına da dikkat edilirdi. Aksi takdirde her gün bir iki sucuk zayiat verilirdi.
Günümüzde sanırım kavurma yapan az sayıda aile bulunuyor. Bunlar azan nüfusa göre daha az miktarda eti alıp kavurma yapıyorlar. Ancak evde sucuk yapan aile kalmadı gibi. Çünkü evler müsait değil, et doğrama makineleri kalmadı. Eskiden evlerin büyük bir bölümünde el yordamıyla çalışan et doğrama makineleri bulunurdu. Bunların yerine kasapların yaptıkları Siirt sucukları veya içine nelerin katıldığını bilmediğimiz fabrikasyon sucukları tercih edilmeye başlandı.
Bir de bulgur ve yarma olayı vardı. Oda ayrı bir yazıya konu olabilecek kadar uzun ve yorucu idi. Halıların serilmesini kışlık elbiselerin çıkarılmasını saymıyorum. Çünkü onlar günümüzde de büyük ölçüde yapılan işlerden.
Kış için yapılan hazırlıkların kısa bir özeti bu. Kısaca özetlediğimiz bu işler hem maddi hem de büyük bir iş gücünü gerektiriyordu. Evin beyleri ve hanımları bütün bu hazırlıkları tamamladıkları zaman rahat bir nefes çekip rahatlıyorlardı.