Değerlerimizin değerini bilmediğimizi sık-sık dile getiriyorum.. Ne insanlarımızın, ne tarihi ve kültürel eserlerimizin ne de ürünlerimizin değeri biliyoruz.. İnsanlarımıza ama özellikle başarılı insanlarımıza sahip çıkmak bir yana, onları köstekliyoruz.
Tarihi ve kültürel değerlerimiz için de aynı şey söz konusu.. Kalkınmasını tarım ve hayvancılığın ardından turizme bağlayan bir il olarak iddia ediyorum, bu konuda hazırlanmış bir envanterimiz bile yok.. Nerede hangi kalemiz, hanımız, köprümüz veya medresemiz var? Durumları nedir? Bilmiyoruz.. Bildiğimiz bilgi kırıntıları da sağdan soldan toplanan bilgilerdir.
Kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan ve sayıları on binlerle ifade edilebilecek kadar fazla tarihi eser ve objemiz var.. Müzemiz olmadığı için küçük bir kısmı Batman Müzesini doldurmaya yetmiş, geri kalanları mahallenin garibanı misali bu müzenin depolarında gün ışığına çıkarılacakları günü sabırsızlıkla bekliyorlar.
Evliyalar şehriyiz diye övünüyoruz ama evliyalarımıza ilişkin hiçbir çalışma yapmadık.. Sayılarını ve kim olduklarını bilmiyoruz.. Menkıbeleri hakkında bir bilgimiz yok.. Birçoğunun mezarı kayboldu veya kaybolmak üzeredir.
Halenze yani Bağtepe Mahallesi hariç, il merkezinde kendi adına türbeli olan yüz civarında evliya türbesi bulunmaktadır.. Bu mahallemizdeki evliyaların türbelerini de eklediğimizde bu sayının rahatlıkla 110’u bulduğunu söyleyebiliriz.. Bunlara Tillo ilçesi başta olmak üzere, her ilçe, belde ve köydekileri ilave ettiğinizde inanç turizmi açısından müthiş bir alan ortaya çıkmaktadır.
Elimizde haklarında yarım yamalak bilgiler bulunan Veysel Karani, İbrahim Hakkı, İsmail Fakirullah, Sultan Memduh ve Şeyh El Hazine sarılmışız.. Kim sorarsa veya bu alanda ne zaman sıkışırsak hemen bunları öne süreriz.. Hiç birimiz ya diğerleri diye kimse kendi kendisine soru yöneltmiyor.
Tarımsal ürünlerde de durum farklı değil.. Atalık tohum dediğimiz ve asırlardan beri bu bölgede kullanılan tohumlar bir-bir ortadan kalkıyor.
Özetle, Siirt’in artık kendisine gelmesi ve değerlerine sahip çıkmasının zamanı geldi ve geçiyor.